Siyasetin Nabzı Nisan Ayında da Değişmedi
Nisan 2026 itibarıyla Türkiye hem sınır ötesindeki gerilimleri hem de iç siyasetteki hareketliliği yakından takip ediyor. İran ve ABD arasındaki gerginliğin tırmandığı, içerde ise yolsuzluk tartışmalarının ve ara seçim çağrılarının yapıldığı bir atmosferde sokağın gerçek gündemi netleşti. Optimar Araştırma’nın 26 ilde gerçekleştirdiği kapsamlı çalışma, Türk seçmeninin önceliklerini ve siyasi tercihlerini çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. Özellikle ekonomik krizin gölgesinde şekillenen tercihler, önümüzdeki dönemin yol haritasını çiziyor.
Siyasette Makas Kapanmıyor
Anket verilerine bakıldığında AK Parti’nin yüzde 34,1 ile zirvedeki yerini koruduğu görülüyor. Ana muhalefet partisi CHP ise yüzde 29,2 bandında seyrediyor. Özgür Özel’in liderliğinde sıkça dile getirilen erken seçim taleplerinin, seçmen nezdinde beklenen büyük kırılmayı henüz yaratmadığı anlaşılıyor. Üçüncü sırada yüzde 9,6 ile DEM Parti yer alırken, MHP yüzde 8,5 ve İyi Parti yüzde 8,0 ile onları izliyor. Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi gibi yapıların oy oranları ise meclis aritmetiğindeki dengelerin hassasiyetini koruduğunu kanıtlıyor.
Ekonomik Beklenti ve Güven Faktörü
Türkiye’nin en büyük sorunu nedir sorusuna verilen cevap, sokağın can yakan gerçeğini bir kez daha yüzümüze çarpıyor. Vatandaşların yüzde 60,3’ü tek bir ağızdan ekonomi diyor. Adalet ve dış tehditler ise yüzde 8,8 ile çok geriden geliyor. Ancak asıl dikkat çekici veri, bu sorunların kimin tarafından çözüleceğine dair inançta gizli. Ekonomik zorluklara rağmen halkın yüzde 29,1’i çözümü yine AK Parti’de görüyor. CHP’ye olan güven yüzde 19,5’te kalırken, aradaki 10 puanlık fark, muhalefetin iktidar alternatifi olma yolunda henüz güven barajını aşamadığını gösteriyor.
Terörsüz Türkiye ve Refah Umudu
Yeni dönemde Türkiye’nin en büyük vizyon projelerinden biri olan terörsüz Türkiye girişimi, toplumdan devasa bir kredi almış durumda. Araştırmaya katılanların yüzde 57,1’i bu süreci desteklerken, sürecin başarıya ulaşması durumunda ekonomide ciddi bir rahatlama olacağına inananların oranı yüzde 60’ı buluyor. Özellikle PKK’nın silah bırakmasıyla birlikte bölgeye akacak yatırımlar ve artacak istihdam olanakları, vatandaşın en büyük beklentisi haline gelmiş durumda. Bu tablo, terörün bitişinin sadece güvenlik değil, doğrudan bir kalkınma hamlesi olarak görüldüğünü ispatlıyor.
Dış Politikada Denge Arayışı
Küresel güçlerin bilek güreşi yaptığı bir dönemde, Türkiye’nin dış politika rotası da halk tarafından onay alıyor. Vatandaşların yüzde 41’i ne Batı’ya tam teslimiyet ne de Doğu eksenine tamamen kayma taraftarı. Toplumun büyük bir kesimi, Türkiye’nin hem dengeli hem de bağımsız bir dış politika izlemesi gerektiğini savunuyor. Bu durum, Ankara’nın yürüttüğü çok yönlü diplomasinin toplumsal tabanda karşılık bulduğunu ve Türkiye’nin bölgesel bir güç olma vizyonunun benimsendiğini kanıtlıyor.