MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

CHP’de Çift Başlılık Krizi: İpler Kimin Elinde?

Söğütözü Koridorlarında Kılıçdaroğlu Gölgesi

Ankara siyasetinin kalbi Söğütözü’nde resmi açıklamaların satır aralarını okuduğumuzda, karşımıza hiç de hafife alınmayacak bir kriz tablosu çıkıyor. CHP Genel Merkezi’nde hukuki bir kördüğüm ve siyasi bir kaos yaşanıyor. Bir tarafta fiilen koltukta oturan ama otoritesi sarsılan Özgür Özel, diğer tarafta ise parti içi ahlaki üstünlüğü yeniden ele geçirerek sessiz bir hamle başlatan Kemal Kılıçdaroğlu. Kulislerde konuşulanlara göre, CHP artık iki başlı bir yönetim krizinin tam ortasında.

Hukuki Paradoks ve “Korsan” Yönetim İddiası

Kamuoyuna yansıyan tartışmaların arkasında derin bir yetki çatışması yatıyor. Özgür Özel genel merkez binasında fiziksel olarak bulunuyor ancak siyasi meşruiyeti parti tabanında ciddi şekilde sorgulanıyor. Hukuken genel başkanlık iddiasını koruyan Kılıçdaroğlu ise adeta gölge lider gibi hamlelerini planlıyor. Bu duruma bir de meclis grubundaki belirsizlikler eklenince, CHP’nin kurumsal yapısı ciddi bir yara alıyor. İmamoğlu ve Özel ikilisinin omuzlarındaki siyasi bagajlar her geçen gün ağırlaşırken, tabandaki halk desteğinin de o eski rüzgarından çok uzakta olduğunu görmek zor değil. Kulislere sızan bilgilere göre, işlerin daha da çıkmaza girmesi durumunda alternatif bir siyasi formülün devreye sokulması şaşırtıcı olmayacak.

Kılıçdaroğlu’nun “Stratejik Sabır” Planı

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu cephesinde ise derin ve planlı bir sessizlik hakim. Ancak bu sessizlik bir kabulleniş değil, aksine siyasi literatürdeki o meşhur “stratejik sabır” taktiğinin bir parçası. Yakın çevresine “Partiyi kuruluş kodlarına döndüreceğiz” mesajı veren Kılıçdaroğlu, ilk etapta parti içindeki öfkenin ve gerilimin yatışmasını bekliyor. Yolsuzluk iddialarıyla yıpranan mevcut yönetime karşı elindeki ahlaki kozu kullanmak isteyen deneyimli siyasetçi, zamanı geldiğinde partiyi bu yüklerden temizlemek için harekete geçecek. Tabii burada sormamız gereken can alıcı soru şu: 13 yıllık görev süresinde bugün şikayet ettiği isimleri bizzat partiye kazandıran Kılıçdaroğlu, kendi geçmişiyle samimi bir yüzleşme yaşayacak mı? Yoksa sadece bir rövanş siyaseti mi izleyeceğiz?

Özgür Özel’in Kriz Yönetimindeki Büyük Hataları

O kritik gecede yaşananlar, liderlik vasfının sadece koltukta oturmakla kazanılmadığını bir kez daha kanıtladı. Özgür Özel, karşılaştığı ilk ciddi kriz anında adeta panikledi. Ekonomi üzerinden borsayı hedef alan açıklamaları, yerli markalara yönelik aceleci boykot çağrıları ve yargı kurumlarından dönen hamleleri siyasi hanesine büyük birer eksi olarak yazıldı. En vahimi ise “Ekrem İmamoğlu’nu bıraksaydım koltukta otururdum” itirafıyla, perde arkasındaki pazarlıkları kendi ağzıyla deşifre etmesi oldu. Kendi tabanına güçlü bir vizyon sunmak yerine günü kurtarmaya çalışan bir yönetim tarzı, CHP’yi önümüzdeki günlerde çok daha sert bir hesaplaşmanın eşiğine getirecektir.

Kaynak: Sabah

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir