Cilt Kanseri Riskine Karşı Erken Yaş Uyarısı
Çocukluk ve gençlik dönemlerinde maruz kalınan ağır güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda deri kanserine yol açtığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Ümit Bostancı, güneş koruyucu ürünlerin tek başına bir mucize yaratmadığını vurgulayarak vatandaşları fiziksel önlemler almaya çağırdı. Modern yaşamın güneşlenme alışkanlıklarındaki değişim, dünya genelinde cilt kanseri vakalarında artışı beraberinde getirirken; erken yaşlanma, lekelenmeler ve derin kırışıklıklar güneşin zararlı etkilerinin sadece bir kısmını oluşturuyor.
Cilt Yapısına Göre Doğru Ürün Seçimi
Cildin güneş ışınları nedeniyle kızarmasını önleme derecesini simgeleyen SPF değerine sahip ürünlerin rastgele seçilmemesi gerekiyor. Dr. Ümit Bostancı, bireylerin cilt analizlerine göre hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Yağlı cilt yapısına sahip olanlar için losyon formundaki koruyucular daha uygunken, kuru cilt yapısına sahip kişilerin krem formülasyonlarını tercih etmesi daha verimli sonuçlar sağlıyor. Ayrıca, suya dayanıklı ibaresi bulunan ürünlerin dahi su ile 40 dakikalık temasın ardından etkisini kaybetmeye başladığı gerçeğinin unutulmaması gerekiyor.
Güneş kremlerinin D vitamini sentezini engellediği ya da içeriğindeki bileşenler sebebiyle kansere yol açtığı yönündeki iddiaların bilimsel hiçbir dayanağı bulunmuyor. Buna karşın, hassas bünyeli bireylerin alerjik reaksiyon riskine karşı ürün içeriklerini kontrol ederek seçici davranması öneriliyor.
Fiziksel Korunma Yöntemleri Hayati Önem Taşıyor
Hiçbir kremin cildi ultraviyole ışınlarından yüzde yüz oranında koruyamadığını belirten Dr. Bostancı, koruyucuların en fazla 3 ila 4 saatlik sürelerle koruma sağladığını ve bu süre sonunda mutlaka yenilenmesi gerektiğini ifade ediyor. Etkin bir korunma için kremlerin sadece destekleyici unsur olarak görülmesi ve fiziksel bariyerlerle desteklenmesi önem taşıyor. Güneş ışınlarının en dik ve yoğun ulaştığı öğle saatlerinde doğrudan güneşe maruz kalmamak ilk kural olarak kabul ediliyor.
Pamuklu ve vücudu kapatan kıyafetlerin tercih edilmesi, geniş kenarlı şapkaların kullanılması ve gölge alanlarda bulunulması koruma düzeyini artırıyor. Özellikle hassas ve açık tenli bireylerin en az SPF 50 faktörlü koruyucuları düzenli kullanması ve bu süreci mutlaka fiziksel önlemlerle entegre etmesi gerekiyor.
Kaynak: Konyayenigun






