İthalat Kotalarında Yüzde 47’lik Keskin Düşüş
Strazburg’da toplanan Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, kıta ekonomisinin can damarı olan çelik sektörünü korumak adına tarihi bir adıma imza attı. Yapılan oylamada, küresel kapasite fazlasına ve haksız rekabete karşı hazırlanan yeni düzenleme, 16 hayır oyuna karşılık 606 evet oyuyla ezici bir çoğunlukla kabul edildi. Bu kararla birlikte, Avrupa Birliği pazarındaki ithal çelik baskısının önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor.
Kabul edilen yeni kurallar kapsamında, AB’nin gümrüksüz çelik ithalatına getirilen yıllık sınır 18,3 milyon ton olarak belirlendi. Bu rakam, 2024 yılındaki kotalarla kıyaslandığında yüzde 47’lik ciddi bir azalma anlamına geliyor. Kota sınırını aşan ithalatlarda ise uygulanacak gümrük vergisi yüzde 50 seviyesine çıkarıldı. Özellikle yerli üreticiyi korumayı amaçlayan bu hamle, piyasadaki ucuz çelik arzını kontrol altına alacak.
2,5 Milyon Çalışanı Yakından İlgilendiriyor
Düzenlemenin en dikkat çeken maddelerinden biri de eritme ve dökme kuralı oldu. Buna göre bir çelik ürününün menşei, artık sadece son işlendiği yere göre değil, ilk eritildiği ve döküldüğü yere göre tayin edilecek. Bu sayede, üçüncü ülkeler üzerinden yapılan hülleli ticaretin önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca Ukrayna’nın aday ülke statüsü ve güvenlik endişeleri, kota tahsislerinde özel bir ayrıcalıkla değerlendirilecek.
Çelik sektörü, savunma sanayisinden otomotive kadar pek çok stratejik alanda kullanıldığı için AB ekonomisi için kritik bir öneme sahip. Mevcut veriler, Avrupa genelinde 20’den fazla ülkede faaliyet gösteren sektörün 300 bin kişiye doğrudan, yaklaşık 2,5 milyon kişiye ise dolaylı yoldan istihdam sağladığını gösteriyor. Son dönemde artan maliyetler ve ithal ürünlerin baskısı nedeniyle sektör temsilcileri uzun süredir koruma tedbirleri talep ediyordu.
Şu anki durumda Avrupa’daki çelik tesisleri, ABD’nin uyguladığı yüksek vergiler ve artan ithalat nedeniyle ancak yüzde 65 kapasiteyle çalışabiliyor. Yeni düzenlemeyle birlikte bu oranın yüzde 80 seviyesine çıkarılması ve üretimde verimliliğin artırılması hedefleniyor. 30 Haziran 2026’da yürürlüğe girecek olan bu kurallar, Avrupa sanayisinin geleceği için bir dönüm noktası olarak görülüyor.






