Üretim Artıyor Ama İthalat Depremi Kapıda
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) tarafından açıklanan son veriler, sanayide taşları yerinden oynatacak cinsten. Nisan ayında ham çelik üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4 artarak 3,3 milyon tona ulaştı. İlk bakışta sevindirici görünen bu büyüme rakamlarının arkasında, yerel üreticinin belini büken çok ciddi bir dengesizlik gizleniyor. Ülke genelinde üretim artarken, dış ticaret dengesindeki bozulma en çok da Anadolu’daki küçük ve orta ölçekli sanayicileri, yani doğrudan halkın geçim kaynağını tehdit ediyor.
İthalat Canavarı Yerli Üretimi Boğuyor
Açıklanan verilerde en dikkat çekici nokta, ithalattaki korkutucu tırmanış oldu. Nisan ayında çelik ithalatı miktar bazında yüzde 17,7 gibi devasa bir oranla artarak 1,6 milyon tona fırladı. Yılın ilk dört ayında ise ithalata ödediğimiz fatura tam 4,1 milyar dolara ulaştı. Buna karşılık, geçen yıl ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 83,4 seviyesindeyken, bu yıl aynı dönemde yüzde 78,1’e geriledi. Bu düşüş, yerli üreticinin kendi pazarında yabancı firmalar karşısında zemin kaybettiğinin en net kanıtıdır.
Avrupa Kapıları Kapatıyor, Faturalar Kabarıyor
TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, Türk çelik sektörünün karşı karşıya kaldığı küresel adaletsizliğe dikkat çekiyor. Avrupa Birliği’nin uyguladığı kota kısıtlamaları ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’ndaki belirsizlikler ihracatçımızın elini kolunu bağlıyor. Avrupalı üreticiler Türkiye pazarına elini kolunu sallayarak, hiçbir kota engeli olmadan girerken; bizim üreticimiz Avrupa kapılarında bürokratik engellerle boğuşuyor. Bölgesel savaşların tetiklediği enerji maliyetleri de eklenince, yerli sanayicinin rekabet gücü eriyor.
Bu Gidişat Vatandaşın Cebini Nasıl Etkileyecek?
Peki, bu devasa ekonomik savaşın sokaktaki vatandaşa, yerel halka etkisi ne olacak? Çelik, inşaattan otomotive, beyaz eşyadan Afyonkarahisar’ın mermer ocaklarında kullanılan ağır iş makinelerine kadar her sektörün ana ham maddesidir. Yerli çelik sektörü yabancı ithalat baskısı altında ezilirse, yerli makine üreticileri ve inşaat sektörü dışa bağımlı hale gelecek. Bu durum doğrudan maliyetlerin katlanmasına, dolayısıyla ev fiyatlarından temel tüketim mallarına kadar her şeye zam olarak yansıyacaktır. Daha da önemlisi, fabrikaların üretim kısması yerel istihdamı doğrudan baltalayacak, binlerce ailenin ekmek kapısını tehlikeye atacaktır. Acil koruma tedbirleri alınmazsa, ithalat dalgası yerli emeği yutabilir.
Kaynak: Ekonomim Tv






