MENÜ
10 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 46,1393 ▲ %0,03
EURO 53,3579 ▲ %0,13
ALTIN 6.157,93 ▼ %2,55

Kıbrıs’ta Kirli İttifak: Hedefteki Ülke Türkiye

Jeopolitik Kuşatma ve Ankara’nın Stratejik Cevabı

Doğu Akdeniz’de sular ısınırken, Paris’ten Tel Aviv’e uzanan şer hattının rotası yeniden Kıbrıs’a kırıldı. 1960 Garanti Antlaşması’nı kağıt parçasına çevirmeye yeltenen Fransa, İsrail ve Yunanistan üçlüsü, Rum kesimini bir ileri karakola dönüştürme derdinde. Peki, bu pervasız hamlelerin asıl muhatabı kim? Elbette Mavi Vatan’ın koruyucusu Türkiye. KKTC Başbakanı Tufan Erhürman’ın koltuğa oturduktan sonra takındığı devlet adamı tavrı, aslında bölgedeki bu kuşatmanın ne denli ciddi olduğunu kanıtlıyor.

Gazze’de soykırım suçlamalarıyla köşeye sıkışan İsrail, savaşı Lübnan ve İran üzerinden bölgeye yayarak hayatta kalmaya çalışıyor. Ancak Suriye sahasında birilerinin hesap edemediği bir gerçek var: Ankara’nın stratejik ağırlığı. Bugün Şam’ın güneyinde fiili durum yaratanların frene basmak zorunda kalmasının tek sebebi, sahadaki Türk varlığıdır. Sadece Suriye mi? Hayır. Amerikan işgalinden beri belini doğrultamayan Irak’ın, dünyaya açılan tek güvenli kapısı yine biziz. Bağdat’tan Erbil’e kadar herkes biliyor ki; Türkiye çekilirse o coğrafyada istikrar bir hayalden ibaret kalır.

İran meselesine gelelim. Batı ile entegre, NATO üyesi bir Türkiye’nin komşuluk hukukuna verdiği önem, Tahran için paha biçilemez bir lütuf oldu. PKK’nın Kandil’deki varlığına rağmen Ankara, bölgesel kaosu derinleştirecek hiçbir provokasyona gelmedi. Aynı denge siyasetini Karadeniz’de de görüyoruz. Eğer bugün Karadeniz bir barış gölüne yakınsa, bu Putin ile Erdoğan arasındaki o rasyonel köprü sayesindedir. Muhalefetin 2023’te vadettiği rüya senaryoları gerçekleşseydi, bugün Türkiye çoktan Ukrayna bataklığına saplanmış, Akkuyu’yu rafa kaldırmış ve enerjisiz kalmış bir ülke olurdu.

Peki, dışarıda bu kadar devasa bir satranç oynanırken içeride ne izliyoruz? CHP’nin vizyon diye pazarlanan aktörlerinin, birbirlerini hainlikle suçladığı, Meclis grubunu üniversite kantini seviyesine indirdiği bir dram… Özgür Özel’den Veli Ağbaba’ya uzanan bu kadroların, Türkiye’nin bu fırtınalı jeopolitik rotasını yönetebileceğine kim inanabilir? Kendi içinde düzeni sağlayamayanların, dünyanın sırtını dayadığı bu devasa yapıyı ayakta tutma ihtimali, maalesef sadece bir temenniden ibaret kalıyor. Belediye rantı ve koltuk kavgasından başını kaldıramayanların, Kıbrıs’taki Fransız askeri varlığına ya da Suriye’deki terör koridoruna karşı bir çift sözü var mı?

Kaynak: Sabah

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir