MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

İmamoğlu ve Lula davası aynı mı? Gerçekler bambaşka

Silivri’de Lula Rüzgarı: Olayın Aslı Ne?

Sosyal medya gündemi şu an Silivri’deki davadan gelen o ilginç savunmayla çalkalanıyor. Avukat Mehmet Pehlivan, müvekkili üzerinden Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile Ekrem İmamoğlu arasında kurulan benzerlikleri sıralayınca ortalık bir anda ısındı. Peki, gerçekten de iddia edildiği gibi bu iki isim aynı siyasi kaderi mi paylaşıyor, yoksa bu sadece profesyonelce kurgulanmış bir algı çalışması mı? Gelin, herkesin konuştuğu ama kimsenin derinini bilmediği o detaylara yakından bakalım.

Post-Truth Siyaseti ve Üç Villa Meselesi

Mahkeme salonundan çıkan iddiaların merkezinde “üç villa” detayı vardı. Boğaz’daki villalar meselesini bir şekilde gündemden düşürmek ya da normalleştirmek için kullanılan bu benzetme, aslında gerçeğin nasıl eğilip büküldüğünü kanıtlar nitelikte. Neymiş, Lula da üç villa yüzünden yargılanmış, onun da siyaseten önü kesilmek istenmiş. Hatta iddialar öyle bir boyuta ulaştı ki, her iki davanın savcılarının daha sonra bakan olması bile büyük bir kader ortaklığı gibi sunuldu. Ancak büyük yalanları küçük gerçeklerle soslayarak sunmak, tam da modern zamanların ‘post-truth’ yani gerçek sonrası siyasetinin en büyük özelliği haline geldi.

2013 Miladı: Gezi ve Araba Yıkama Operasyonu

Eğer gerçek bir benzerlik arayacaksak, tarihin tozlu raflarını biraz daha karıştırmamız lazım. 2013 yılı hem Türkiye hem de Brezilya için tam bir dönüm noktasıydı. Türkiye’de Gezi olayları ve ardından gelen 17-25 Aralık süreci yaşanırken, Brezilya’da da “ulaşım zammı” bahanesiyle sokaklar bir anda hareketlenmişti. Hemen ardından gelen ve “Araba Yıkama Operasyonu” (Lava Jato) olarak bilinen süreç, aslında Brezilya siyasetini yeniden dizayn etmek için kurgulanan küresel bir hamleydi. Mısır’daki darbeyi de bu kareye eklediğimizde, resmin tamamında aynı küresel operasyonun parmak izlerini görmek mümkün oluyor.

Şaşırtan Dostluk: Erdoğan ve Lula Benzerliği

İşin en ironik kısmı ise şu: Bugün İmamoğlu’nu Lula’ya benzetmeye çalışanların unuttuğu koca bir gerçek var. Lula aslında bir Erdoğan hayranıydı. Hatta bizzat Lula, Erdoğan için “Kasımpaşalı edası var” yakıştırmasını yapmış, Erdoğan ise bu benzerlikten mutluluk duyduğunu ifade etmişti. 2023 seçimlerinden sonra Brezilya Komünist Partisi bile Erdoğan’ın zaferini “emperyalizme karşı kazanılmış büyük bir zafer” olarak tanımlamıştı. O günlerde Lula’ya destek vermeyen, aksine emperyalist blokla aynı hizada duranların bugün kalkıp Lula üzerinden mağduriyet devşirmesi sadece trajikomik bir durumdur.

Gerçeği Merak Edenler İçin Bir Not

Brezilya’da yaşanan o yargısal darbe sürecini ve Lula’nın nasıl bir kumpasa kurban gittiğini gerçekten anlamak istiyorsanız “Demokrasinin Sınırı” belgeselini mutlaka listenize ekleyin. Ancak küçük bir uyarı; belgeseli izlediğinizde bugün Lula benzetmesi yapanların aslında o dönemde Lula’nın değil, onu hapse attıran sağcı Bolsonaro’nun yanında saf tuttuğunu fark edeceksiniz. Olayların içini boşaltarak yapılan şekilci kıyaslamalar, tarihin gerçekleri karşısında her zaman çökmeye mahkumdur.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir