Bahçe Duvarındaki Gizemli Poşet
Siyasetin koridorlarında bugünlerde sadece stratejiler değil, adeta polisiye romanlarını aratmayan ‘para trafiği’ iddiaları yankılanıyor. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın ağzından dökülenler, sıradan bir siyasi tartışmanın çok ötesinde, hukuki bir mercek altına alınması gereken cinsten. Eskiden bir siyasi partide ‘yanlış yapanlar’ istisna kabul edilirken, gelinen noktada bu durumun kolektif bir hal alıp almadığı sorusu toplumun zihnini kurcalıyor. Yalım’ın iddiasına göre, 2023 kurultayı öncesinde Özgür Özel’e toplamda 1 milyon 200 bin TL nakit para teslim edildi. İşin en çarpıcı kısmı ise bu teslimatın şekli: Paranın bir kısmının poşet içinde, bir evin bahçe duvarına bırakılması.
Nakit Trafiği ve Siyasi Etik Çıkmazı
Bir belediye başkanının, kendi partisinin genel başkanına neden elden ve poşetle nakit para taşıdığı sorusu, sadece siyasi değil, ciddi bir etik boşluğa işaret ediyor. Özkan Yalım’ın ifadeleri, siyasetin finansmanındaki karanlık noktaları bir kez daha gün yüzüne çıkardı. ‘Eve yaklaşınca Whatsapp üzerinden aradım, parayı bahçe duvarı üzerine poşet içerisinde bırakmamı söyledi’ şeklindeki beyanlar, bir genel başkanın 400’den fazla belediyeyle olan ilişkisini sorgulanır hale getiriyor. Bu durumun vatandaşa yansıması ise ‘bizim vergilerimiz nerelere gidiyor?’ endişesi oluyor. Yerel yönetimlerin kaynaklarının, siyasi ikballer için birer yakıt olarak kullanılıp kullanılmadığı sorusu, hukukun en kısa sürede yanıtlaması gereken bir muamma olarak masada duruyor.
Söylemdeki Yozlaşma ve Toplumsal Tepki
Ancak skandallar sadece para trafiğiyle sınırlı kalmıyor; kullanılan dilin seviyesi de toplumda infial yaratıyor. Özgür Özel’in, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’a yönelik ‘Kocan bir yanlış yaptıysa gerekirse boşan’ şeklindeki çıkışı, bir genel başkanın bir kadının özel hayatına bu denli müdahil olabilme cüretini sorgulatıyor. Siyasetin bu kadar ‘paçozlaşması’, sadece o partiye gönül verenleri değil, ülkedeki genel siyasi atmosferi de zehirliyor. Eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile yaşanan ‘eski sevgilim değilsin ki’ diyaloğu da bu üslup sorununun münferit olmadığını kanıtlıyor. Toplum, liderlerden çözüm ve nezaket beklerken, magazin programlarını aratmayan bu diyaloglarla karşılaşıyor. CHP tarihi boyunca çok tartışılan bir yapı olsa da, son iki yıldaki bu derin bozulma, siyasi mizahın bile ötesine geçmiş durumda. Vatandaş artık ‘nerede o eski ağırlık?’ diye sormadan edemiyor.