Sıra Dışı Talep Diplomatik Krize Döndü
Diplomatik ilişkilerde eşi benzeri az görülen bir kriz patlak verdi. İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Amerika Birleşik Devletleri’ne yapmayı planladığı resmi ve özel seyahatini son dakika kararıyla iptal etmek zorunda kaldı. İptal kararının arkasında yatan neden ise diplomatik teamülleri altüst eden bir “parmak izi” talebi oldu. Washington yönetiminin, diplomatik vize muafiyeti veya kolaylığı bekleyen bir bakana sıradan bir vatandaş muamelesi yapması, iki ülke arasındaki perde arkası gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi.
İsrail basınında geniş yankı uyandıran olay, Ben-Gvir’in, İsrailli tanınmış iş insanı Yaakov Elharar’ın kızının düğününe katılmak ve bir dizi diplomatik temaslarda bulunmak üzere ABD Büyükelçiliğine vize başvurusu yapmasıyla başladı. Normal şartlar altında bakan düzeyindeki isimlerin hızlandırılmış ve ayrıcalıklı prosedürlerle vize alması beklenirken, ABD Büyükelçiliği aşırı sağcı bakandan bizzat parmak izi vermesini talep etti. Ben-Gvir, bu alışılmadık uygulamayı bir prestij kaybı ve diplomatik saygısızlık olarak değerlendirerek seyahatini tamamen iptal ettiğini duyurdu.
ABD’nin bu hamlesi, sadece bürokratik bir prosedür olarak görülmüyor. Uluslararası ilişkiler uzmanlarına göre bu karar, Washington’ın İsrail kabinesindeki aşırı sağcı unsurlara karşı takındığı mesafeli ve soğuk tavrın net bir göstergesi. Ben-Gvir’in geçmişteki radikal söylemleri ve işgal altındaki topraklardaki politikaları, ABD yönetimi tarafından uzun süredir sessiz bir protestoyla karşılanıyordu. Parmak izi ısrarının, diplomasi dilinde istenmeyen adam iması taşıdığı belirtiliyor.
Finansman Skandalı ve Etik Engeller
Krizin tek boyutu parmak izi dayatmasıyla da sınırlı kalmadı. Ben-Gvir’in ABD seyahatinin perde arkasındaki finansal detaylar, İsrail kamuoyunda büyük bir etik tartışmayı beraberinde getirdi. Aşırı sağcı bakanın seyahat ve konaklama masraflarının, düğününe katılacağı iş insanı Yaakov Elharar tarafından karşılanacağının ortaya çıkması, ülkede büyük bir infiale yol açtı.
Kamu Denetçisi başkanlığında toplanan etik komitesi, bir bakanın özel bir iş insanı tarafından finanse edilmesinin çıkar çatışması yaratacağına hükmetti. Kamu görevinin kötüye kullanılması ve nüfuz ticareti riskine dikkat çeken komite, bu sponsorluğa kesin bir dille itiraz etti. Kararın ardından geri adım atmak zorunda kalan Ben-Gvir, masrafların iş insanı tarafından karşılanması talebini geri çekti. Yaşanan bu çift taraflı kriz, hem uluslararası arenada hem de iç siyasette bakanın imajına ağır bir darbe vurdu.
Kaynak: Hürriyet






