MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Selçuk Bayraktar’dan Batı’ya Tarihi Yanıt!

Batı’nın Kirli Tekno-Faşizmi Deşifre Oldu

Bugün tam 107 yıl önce Samsun’da tutuşturulan istiklal meşalesinin gölgesinde, milli gururumuzun ve geleceğimizin teminatı olan gençlerimizle omuz omuza yürürken, küresel güçlerin karanlık emellerini bir kez daha hayretle izliyoruz. Silikon Vadisi’nin devlerinden biri olan Palantir’in CEO’su Alex Karp, yayımladığı 22 maddelik sözde ‘Teknolojik Cumhuriyet’ manifestosuyla, modern dünyanın karşısındaki en büyük tehdidi bizzat itiraf etti. Batı’nın diğer kültürlerden üstün olduğunu utanmadan iddia eden bu zihniyet, aslında teknolojiyi bir hizmet aracı değil, bir boyun eğdirme silahı olarak gördüğünü tüm dünyaya ilan etmiştir.

Karp’ın bu kibirli çıkışı, sadece bir iş insanının hırsı değil, Batı’nın sömürgeci kodlarının yapay zekâ algoritmalarına gizlenmiş halidir. Japonya ve Almanya’nın yeniden silahlandırılmasını teklif eden, nükleer caydırıcılığı algoritmaların soğuk ellerine teslim etmek isteyen bu yaklaşım, insanlığı yeni bir felakete sürüklemekten başka bir amaca hizmet etmiyor. Kendi çıkarları uğruna dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen bu tekno-faşist zihniyet, maalesef Gazze’de yaşanan insanlık dramında da en ön safta yer alıyor.

Gazze’deki Zulmün Dijital Mimarları

Şunu iyi bilmeliyiz ki; Palantir’in geliştirdiği gözetim ve veri analitiği yazılımları, bugün Gazze’de masumların üzerine düşen bombaların hedefleme süreçlerinde aktif rol oynamaktadır. Sivil katliamlarına itiraz eden, vicdanının sesini dinleyen barış aktivistlerini ‘faydalı aptallar’ olarak aşağılayan Alex Karp, aslında insan hayatını sadece birer veri setinden ibaret gören ruhsuz bir sistemin temsilcisidir. Silikon Vadisi, bugün insanlığın ortak değerlerine yabancılaşmış, merhametten yoksun ve sadece güce tapan distopik bir evrene dönüşmüştür.

Savaşın dehşetini bir ‘optimizasyon problemi’ olarak gören bu karanlık kafa yapısı, annelerin feryadını, çocukların çığlığını birer matematiksel çıktıya indirgemektedir. İşte bu noktada, teknolojinin ahlaktan ve vicdandan koptuğu yerde, insanlığın sonu başlamaktadır. Ancak bu topraklardan yükselen gür bir ses, bu karanlık projeye en sert ve en anlamlı cevabı vermiştir.

Selçuk Bayraktar: İnsanlık Onuru Algoritmadan Büyüktür

Milli Teknoloji Hamlesi’nin öncüsü, Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Alex Karp’ın bu hadsiz manifestosuna karşı adeta bir medeniyet manifestosuyla dur demiştir. Bayraktar, insanı ve ruhu denklemden çıkaran bu zihniyeti deşifre ederken, bizlerin neden kendi teknolojimizi üretmek zorunda olduğumuzu bir kez daha hatırlatmıştır. Selçuk Bayraktar’ın ‘Bu kibirli ve karanlık manifestoların karşısına adaleti, merhameti ve insan onurunu koymak zorundayız’ sözleri, aslında devletimizin ve milletimizin bekası için çizilen yol haritasının özetidir.

Türkiye’nin göklerdeki gururu SİHA’larımız, sadece birer teknolojik başarı değil; aynı zamanda mazlumun yanında, zalimin karşısında duran milli bir iradenin tecellisidir. Bizim mühendislerimiz, algoritmalarını çocukları hedef almak için değil, adaleti tesis etmek için yazmaktadır. Gelecek, ruhsuz robotların ve vicdansız yazılımların değil; vatan sevgisiyle dolu, ahlaklı ve yerli teknolojinin olacaktır. Eğer geleceği bu soğuk hesaplara teslim edersek, insan kalabilme yetimizi tamamen kaybederiz. Bu yüzden, tam bağımsız Türkiye yolunda, teknolojimizi milli ve manevi değerlerimizle harmanlamaya devam etmekten başka çaremiz yoktur.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir