Ankara NATO Zirvesi Küresel Dengeleri Yeniden Kuruyor
Ankara’da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen NATO Zirvesi, küresel siyasetin ana aktörleri olan Çin, Rusya ve İsrail’in stratejik okumalarında belirleyici bir dönüm noktası oldu. İttifakın geleceğine dair alınan kararlar ve ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yönelik pragmatik yaklaşımları, uluslararası ilişkilerde çok kutuplu yapının derinleştiğini tescilledi.
Pekin ve Moskova’nın İttifaka Karşı Eleştirel Tutumu
Çin yönetimi, Ankara Zirvesi’ni Batı’nın Asya-Pasifik bölgesine nüfuz etme çabası olarak değerlendirdi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, NATO’yu “Soğuk Savaş zihniyetiyle” hareket etmekle suçlarken, zirveyi iç bölünmelerin gölgelediği bir platform olarak tanımladı. Rusya tarafı ise zirveyi doğrudan “anti-Rus provokasyonu” olarak nitelendirdi. Kremlin, Ukrayna’ya taahhüt edilen 70 milyar avroluk savunma desteğinin savaşı uzatacağını vurgularken, Türkiye’nin arabulucu rolüne ve Karadeniz’deki dengeleyici konumuna dair temkinli yaklaşımını korudu.
İsrail’in Bölgesel Güvenlik Endişeleri ve Trump Faktörü
Zirvede ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye yönelik F-35 ve Suriye yaptırımlarının kaldırılmasına dair verdiği olumlu sinyaller, Tel Aviv’de yankı uyandırdı. İsrail hükümeti, Trump’ın Türkiye ile ilişkileri normalleştirme hamlelerini “stratejik yalnızlaşma” riski olarak görürken, Suriye’deki yaptırımların esnemesinin kuzey sınırındaki tehditleri artırabileceği endişesini taşıyor. Buna karşın, NATO’nun İran karşıtı söylemleri İsrail kanadında memnuniyetle karşılansa da Ankara’nın bölgesel denklemde kazandığı merkezi rol, İsrail’in manevra alanını sorgulatıyor.
Kaynak: Sabah