Diplomaside Yeni Dönem ve Ankara Zirvesi
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ankara’da gerçekleştirdiği ikili görüşme, küresel diplomasinin ana gündem maddesi haline geldi. NATO Zirvesi’nin ötesinde bir ilgiyle takip edilen buluşma, iki ülke ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Uçakta yaptığı açıklamalarda Ankara ziyaretinin amacını Erdoğan ile görüşmek olarak belirten Trump’ın bu adımı, stratejik bir yönelim değişikliğine işaret ediyor.
Görüşmenin diplomatik yansımalarını değerlendiren Amerikan yayın kuruluşu Fox News, iki lider arasındaki protokol dışı samimiyete dikkat çekti. Analizde, Trump’ın normal şartlarda mesafeli durduğu fiziksel teması Erdoğan karşısında kabullenerek karşılık vermesinin, iki lider arasındaki özel bağın bir göstergesi olduğu ve Türk lideri diğer NATO ortaklarından ayırdığı belirtildi.
Küresel Dengeler ve CAATSA Yaptırımlarının Kaldırılması
İki liderin basın karşısına çıktığı sırada Trump’ın “CAATSA’yı kaldırıyoruz” yönündeki net çıkışı, Türkiye-ABD ilişkilerindeki en büyük düğümlerden birini çözdü. Bu hamle, sadece ikili ilişkileri değil; Avrupa Birliği, NATO, Rusya, Çin ve İsrail eksenindeki küresel dengeleri de doğrudan etkileyecek bir potansiyele sahip.
Trump’ın jeopolitik vizyonu, Türkiye’yi NATO’nun güneydoğu kanadındaki geleneksel sınır karakolu rolünden çıkarıp ittifakın merkezine yerleştiriyor. Brüksel eksenli bürokrasinin aksine Rusya’yı öncelikli tehdit olarak görmeyen Trump, Moskova’yı tamamen Çin eksenine itmeme stratejisini benimsiyor. Bu yaklaşım, Ankara’nın arabuluculuğunda Ukrayna savaşının sonlandırılmasına dönük somut girişimlerin önünü açabilir.
İsrail’in uluslararası alanda giderek yalnızlaştığı bir konjonktürde, Türkiye’nin hem ABD hem Rusya hem de Avrupa nezdinde güvenilir bir aktör olarak öne çıkması Tel Aviv’deki karar alıcıları düşündürüyor. Ankara’nın bölgesel savaşların ortasında istikrarını koruyabilmesi, Türk dış politikasının proaktif hamlelerinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Türkiye’deki muhalif çevreler henüz ABD’deki eski Demokrat yönetimin parametrelerine göre konum alırken, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde Trump’ın ikinci dönem küresel etkilerinin önceden analiz edilerek bu doğrultuda strateji geliştirildiği görülüyor.
Kaynak: Sabah