CAATSA ve F-35 Sürecinde Egemenlik Tescili
Türkiye’nin NATO Zirvesi’nde yürüttüğü dirayetli diplomasi, jeopolitik düzlemde tarihi bir eşiğin aşılmasını sağladı. Ankara’nın S-400 tercihi sonrası ABD tarafından uygulamaya konulan CAATSA yaptırımlarının, Donald Trump’ın açıklamasıyla kaldırılma yoluna girmesi, ittifak içi vesayet anlayışının sona erdiğini tescilledi. Bağımsız karar alma iradesini Batı’nın rızasına tabi kılmayan Türkiye, F-35 programına yönelik kapıların yeniden aralanmasıyla hem teknolojik hem de sembolik bir iade-i itibar sürecini başlatmış oldu.
Suriye’de Çözümün Mimarı ve Bölgesel Liderlik
Suriye sahasında on yılı aşkın süredir verilen mücadelenin meyveleri, uluslararası meşruiyet zemininde alınmaya başlandı. Ankara’daki kritik temaslarda Ahmed eş-Şara’nın ön plana çıkması ve Trump’ın kendisini birleştirici lider olarak tanımlaması, Türkiye’nin bölge politikasının başarısını perçinledi. Batı ittifakı içinde İsrail’in Gazze kriziyle kaybettiği mevziyi, Müslüman dünyasıyla bağlarını koruyarak dolduran Türkiye, bölgesel denklemin kurucu gücü haline geldi.
Devletin İhtişamı ve Milli Geleneklerin Gücü
Mavi Vatan mücadelesinde Yunanistan’ın savunma üstünlüğü tezlerini boşa çıkaran stratejik hamleler, diplomasi masasında kazanılan zaferlerle taçlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde sergilenen süvarili ve mehteranlı karşılama törenleri ile devasa kütüphanenin yabancı heyetler üzerindeki etkisi, devletin kadim geleneklerinin modern vizyonla birleştiği bir gövde gösterisine dönüştü. Türkiye’nin bu tutarlı stratejisi, savunma sanayiinden dış politikaya kadar her alanda milli bir şahlanışın nişanesi olarak tarihe kaydedildi.
Kaynak: Sabah