MENÜ
14 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,2874 ▲ %0,15
EURO 53,6017 ▼ %0,16
ALTIN 6.277,08 ▲ %0,31

Para Atışıyla Başlayan Rüya: Millilerin Kupa Yolu

Roma’da Yazılan Tarih: Para Atışıyla Gelen Bilet

Türkiye’nin uluslararası futbol arenasındaki en prestijli organizasyon olan Dünya Kupası ile olan bağı, geçmişten günümüze unutulmaz hikayelerle doludur. A Milli Futbol Takımı’nın bu büyük organizasyondaki serüveni, ilk kez 1954 yılında İsviçre’de düzenlenen turnuvayla başladı. Ancak bu katılımın arkasında yeşil sahalarda ender görülen tarihi bir tesadüf ve şans faktörü yatıyordu.

Eleme turlarında güçlü İspanya ile eşleşen Türkiye, ilk maçı deplasmanda 4-1 kaybetmesine rağmen, İstanbul’daki rövanşı 1-0 kazanmayı başardı. Dönemin kuralları gereği gol averajı sistemi uygulanmadığı için, iki takım tarafsız sahada, Roma’da üçüncü bir karşılaşmaya çıktı. Bu kritik randevu da 2-2’lik eşitlikle sonuçlanınca, turnuvaya katılacak ekibi belirlemek üzere kura çekimine gidildi. Tribünden çağrılan Franco isimli bir İtalyan çocuğun yaptığı para atışı, Türkiye’yi İsviçre’deki finallere taşıdı. Finallerde Batı Almanya ve Güney Kore ile aynı grupta yer alan milliler, Güney Kore’yi 7-0 gibi tarihi bir skorla mağlup etse de turnuvaya grup aşamasında veda etti.

48 Yıllık Özlemin Ardından Gelen 2002 Destanı

İsviçre macerasının ardından Türkiye, Dünya Kupası sahnesine yeniden çıkabilmek için tam 48 yıl beklemek zorunda kaldı. 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’nın ortaklaşa düzenlediği turnuvaya katılım süreci, Şenol Güneş yönetimindeki milli takım için tarihi bir dönüm noktası oldu. Eleme grubunu ikinci sırada tamamlayan Türkiye, play-off baraj müsabakasında Avusturya’yı her iki maçta da üstün bir oyunla geçerek kupanın yolunu tuttu.

Turnuvada Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile C Grubu’nda mücadele eden kırmızı-beyazlılar, ilk maçında turnuvanın nihai şampiyonu Brezilya’ya karşı sergilediği başabaş futbolla dikkat çekti. Hasan Şaş’ın golüyle öne geçilen ancak hakem kararlarının gölgesinde kalan mücadele 2-1 kaybedilse de, takımın inancı sarsılmadı. Kosta Rika beraberliği ve Çin karşısında alınan net 3-0’lık galibiyet, Türkiye’yi son 16 turuna taşıdı.

Altın Golle Gelen Dünya Üçüncülüğü

Eleme turlarında ev sahiplerinden Japonya’yı Ümit Davala’nın golüyle saf dışı bırakan Türkiye, çeyrek finalde turnuvanın güçlü ekiplerinden Senegal ile eşleşti. Normal süresi golsüz eşitlikle geçilen mücadelenin uzatma dakikalarında sahneye çıkan İlhan Mansız, Türk futbol tarihinin en ikonik gollerinden birini kaydederek ülkeyi ayağa kaldırdı. Altın gol uygulamasıyla gelen bu galibiyet, Türkiye’yi yarı finale taşıdı.

Yarı finalde Brezilya’ya şanssız bir golle mağlup olan milliler, üçüncülük maçında diğer ev sahibi Güney Kore’yi 3-1 yenerek bronz madalyanın sahibi oldu. Hakan Şükür’ün maçın henüz 10.8’inci saniyesinde attığı gol, Dünya Kupası tarihinin en hızlı golü olarak kayıtlara geçti. 2002 yılındaki bu tarihi başarı, sadece sportif bir zafer değil, tüm ülkeyi tek bir yürek haline getiren toplumsal bir coşku olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir