Avrupa Pazarının Lideri Türk Lastikleri Oldu
Türkiye’nin sanayi kollarındaki yükselişi, özellikle otomotiv yan sanayi alanında meyvelerini vermeye devam ediyor. Geçtiğimiz yılın verileri incelendiğinde, yerli üretim lastiklerin dünya yollarındaki hakimiyeti göz kamaştırıcı bir seviyeye ulaştı. Toplamda 155 ülkeye ihraç edilen Türk lastikleri, 1,9 milyar dolarlık dış satım rakamıyla tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu başarı, Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki vazgeçilmez rolünü bir kez daha ortaya koydu.
Sektörün son yıllardaki ivmesi oldukça dikkat çekici bir grafik çiziyor. 2021 yılında 1,7 milyar dolar bandında seyreden ihracat rakamları, 2022’de 1 milyar 849 milyon dolara çıkarak büyük bir sıçrama yapmıştı. 2023 ve 2024 yıllarında küresel ekonomideki yavaşlamaya paralel olarak yaşanan hafif dalgalanmaların ardından, geçen yıl elde edilen 1 milyar 894 milyon dolarlık gelir, sektörün dayanıklılığını kanıtladı. 2026 yılının ilk dört ayında ulaşılan 637 milyon dolarlık satış ise yıl sonu için yeni bir tarihi zirvenin sinyallerini veriyor.
Türk lastik üreticilerinin en büyük müşterisi geleneksel olarak Avrupa kıtası olmaya devam ediyor. Listenin zirvesinde, dünyanın otomotiv devlerine ev sahipliği yapan Almanya yer alıyor. Almanya’ya yapılan 336 milyon dolarlık ihracatı, 177 milyon dolarla İtalya ve 116 milyon dolarla Fransa takip ediyor. İngiltere ve İspanya gibi gelişmiş pazarlar da Türk üreticiler için stratejik önemini korurken, bu ülkelerdeki pazar payının her geçen gün arttığı gözlemleniyor.
Ürün gruplarına detaylı bakıldığında, ihracatın aslan payını 865 milyon dolarla binek otomobil lastikleri alıyor. Ancak başarı sadece standart araçlarla sınırlı değil; otobüs, kamyon ve özellikle tarım makinesi lastikleri de milyar dolarlık pastada önemli bir hacme sahip. Dikkat çeken bir diğer nokta ise yüksek teknoloji gerektiren yarış otomobili lastikleri oldu. İtalya başta olmak üzere 24 ülkeye yapılan bu özel satışlar, Türkiye’nin katma değerli üretim kapasitesinin ne denli geliştiğini gösteriyor. Bu büyüme ivmesi, hem ülke ekonomisine döviz girdisi sağlıyor hem de yerli üretim tesislerindeki istihdam potansiyelini yukarı çekiyor.
Kaynak: Ekonomim Tv






