MENÜ
03 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 45,9626 ▲ %0,03
EURO 53,5006 ▼ %0,01
ALTIN 6.606,97 ▼ %0,37

Kuşak ve Yol Savaşı: Trump Çin’i Durdurabilecek mi?

Diplomasi Masasında Saklanan Büyük Savaş

Beyler, hanımlar; dünya sahnesinde perdeler yeniden açılıyor ama bu seferki oyun bildiğiniz o diplomatik nezaket kurallarıyla yürümüyor. Trump’ın Çin gezisini ‘yeni bir sayfa’ ya da ‘dostluk köprüsü’ diye yutturmaya çalışan ana akım medyaya bakmayın. Arka planda tam bir kurtlar sofrası kurulmuş durumda. Ankara’dan Washington’a, Pekin’den Londra’ya kadar tüm kulislerde konuşulan tek bir gerçek var: Bu gezi, 1971’deki Nixon hamlesi kadar tarihi olmasa da, çökmekte olan bir imparatorluğun son barutunu kullanma çabasıdır. İran operasyonlarında beklediği o ‘net’ zaferi bir türlü elde edemeyen Trump, şimdi soluğu Pekin’de alarak nefes tazelemeye çalışıyor. Ancak bu sadece bir zaman kazanma taktiği.

Tukidides Tuzağı ve Kaçınılmaz Çatışma

Pekin’deki o görkemli sarayların koridorlarında yankılanan bir kavram var: Tukidides Tuzağı. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, tam 2500 yıl önce Atina ve Sparta arasında yaşanan o kanlı süreci Trump’ın önüne bir dosya gibi koydu. Yükselen bir güç, mevcut lideri tahtından etmek istediğinde tarih hep aynı sonla biter: Savaş. Harvardlı Profesör Graham Allison’ın verileri ortada; son 500 yılda benzer 16 örneğin 12’si büyük savaşlarla noktalandı. Bugün ABD, ‘düşüşe geçen imparatorluk’ algısını kırmak için Panama’dan Venezuela’ya kadar her yerde Çin’i kovalamaya çalışıyor. Petrol ve gıda krizlerini tetikleyerek dünyayı bir dar boğaza sokması tesadüf değil, tamamen bilinçli bir Trump Doktrini operasyonudur.

Küresel Trafiği Değiştiren Dev Proje

Peki, ABD neden bu kadar panik halinde? Cevap basit: Kuşak ve Yol Projesi. Bu sadece bir yol yapımı, bir asfalt dökme işi değil. Bu, Pekin’i İstanbul üzerinden Londra’ya bağlayan, dünyadaki ticaret trafiğinin rotasını kökten değiştiren devasa bir altyapı devrimidir. Çin, son 20 yılda tam 143 ülkeyi bu ağın içine çekmeyi başardı. Deniz yolları, buz yolları ve siber kuşaklarla dünyayı adeta bir örümcek ağı gibi ördüler. Bu proje hayata geçtikçe, ABD’nin dünyadaki ‘tek patron’ ve ‘trafik polisi’ sıfatı çöp haline geliyor. Washington’un en önemli düşünce kuruluşlarından RAND Corporation boşuna ‘Savaş kaçınılmazdır, liderlik savaşsız teslim edilmez’ demiyor. Onlar için Kuşak ve Yol’u durdurmanın tek yolu, o yolların geçtiği coğrafyaları ateşe vermekten geçiyor.

Karanlık Raporlar ve Trump Doktrini

Pentagon’un tozlu raflarından sızan 2020 tarihli Çin Raporu’na bakarsanız, bugünkü tiyatronun nereye varacağını net görürsünüz. ABD hem el sıkışıyor hem de arkasından hançerini biliyor. Orta ölçekli ülkeleri kendi safına çekmek için bazen sopayla bazen havuçla yaklaşıyor. İran saldırılarının, Tayvan gerilimlerinin ve enerji hatlarındaki sabotajların arkasında hep aynı stratejik akıl var: Çin’in enerjiye ve gıdaya erişimini kesmek. Trump bu işin sadece görünen, gürültücü yüzü; bu aslında derin bir ABD devlet projesidir. Şimdilik kameralara gülümsüyorlar, kısa vadeli bir bahar havası estiriyorlar ama bu fırtına öncesi sessizliğe aldanan yanılır. Geliyor gelmekte olan ve bu seferki sarsıntı sadece borsaları değil, tüm dünya haritasını yerinden oynatacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir