MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Kirli Paranın İzinde: FETÖ, Prens Andrew ve Büyük Soygun

Türkiye son yıllarda, toplumun adalet duygusunu derinden sarsan, sıradan vatandaşın hayal bile edemeyeceği rakamların havada uçuştuğu bir yolsuzluk ve yasadışı kazanç sarmalını izliyor. Sokaktaki insanın geçim mücadelesi verdiği bir dönemde, operasyonlarla ortaya saçılan lüks hayatlar, deste deste dolarlar ve kayıt dışı paralar sadece hukuki bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir cinnet halini de beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan, bir döviz bürosu sahibinin aracından çalınan 30 milyon dolar haberi, aslında bu buzdağının sadece görünen ve ne yazık ki artık normalleşmeye başlayan küçük bir parçası.

Siyasetin Gölgesinde Milyon Dolarlık Pazarlıklar

Bu fütursuzluğun ve denetimsizliğin yansımalarını sadece sokaktaki suç örgütlerinde değil, siyasetin en kritik noktalarına uzanan iddialarda da görüyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi merkezli yürütülen soruşturmalar ve hazırlanan iddianameler, “Kafa Koparan” lakaplı Fatih Keleş ile “VIP Yakup” arasındaki diyaloglarla adeta bir suç filmi senaryosunu andırıyor. Bir iş adamından talep edilen 20 milyon doların sanki sıradan bir harçlık gibi konuşulması, paranın ve gücün insan ahlakını nasıl bir erozyona uğrattığını gözler önüne seriyor. Bu denli büyük meblağların rüşvet olarak telaffuz edilebildiği bir iklimde, o paranın kaynağının ne olduğu ve hangi kirli ilişkilerle beslendiği sorusu, ülkenin uluslararası itibarını da doğrudan zedeliyor.

Bu pervasızlık, sadece bireysel bir hırsın sonucu değil; kurumsal ve yapısal bir çürümenin yansımasıdır. Özellikle devletin kılcal damarlarına sızan FETÖ gibi darbeci yapıların, bu tür finansal operasyonlarda nasıl bir rol oynadığı veya bu yöntemleri nasıl modellediği incelenmeye değer bir konu. Batı dünyasını sarsan Epstein skandalı ile FETÖ arasındaki benzerlikler ve örgütsel paralellikler, bugün İngiliz basınında dahi geniş yer buluyor. Mesele sadece yerel bir yolsuzluk değil, ucu krallara ve prenslere uzanan küresel bir suç ağının parçası haline gelmiş durumda.

Londra Hattında Büyük Vurgun: Prens ve FETÖ İşbirliği

İngiltere’de yaşayan ve örgütün finansal operasyonlarını yürüten Selman Türk ismi, bu kirli ağın en somut örneklerinden biri. Eski FETÖ milletvekili İlhan İşbilen’in eşi Nebahat Evyap İşbilen’in, Türkiye’deki mal varlığını kaçırmak ve İngiliz pasaportu almak amacıyla Selman Türk’e kaptırdığı 40 milyon sterlin, bir ihanet ve dolandırıcılık öyküsünün zirvesidir. İşin içine Prens Andrew ve eski eşi Sarah Ferguson’un da girmesi, skandalın boyutlarını uluslararası bir diplomatik krize dönüştürdü. Prens Andrew’un, 750 bin sterlinlik bir ödeme karşılığında pasaport ve vatandaşlık işlerine aracılık ettiği iddiaları, İngiltere mahkemelerinde tokat gibi patladı.

Nebahat İşbilen’in mahkemede verdiği ifadeler, örgüt içindeki çürümenin boyutlarını da kanıtlıyor. Pensilvanya’ya kadar gidip bizzat örgüt elebaşına şikayette bulunmasına rağmen bir sonuç alamaması, bu devasa paraların nasıl paylaşıldığının en net göstergesi. Heyman AI gibi dijital bankacılık maskesi altında yürütülen faaliyetlerin batış hikayesi, aslında binlerce insanın emeğinin nasıl sömürüldüğünün de belgesidir. Türkiye, Adalet Bakanlığı’nın başlattığı “Temiz Eller” operasyonlarıyla bu kirliliği kökünden kurutmak zorundadır. Aksi takdirde, bu etik çöküş toplumun tüm katmanlarını zehirlemeye devam edecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir