İdeolojik Yarılma mı, Günübirlik Hamle mi?
Cumhuriyet Halk Partisi grup toplantısında kürsüye çıkan Özgür Özel, veda vaktinin geldiğini belirterek yeni bir siyasi oluşumun kurulacağını ilan etti. Geçmişteki hüzünlü anlara kıyasla bu kez daha soğukkanlı bir duruş sergileyen Özel’in bu hamlesi, Türk siyasetinde yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor. Köklü bir geleneği temsil eden ana muhalefet partisinin, üzerinde ciddi hukuki şüpheler barındıran bir ismin geleceği adına bölünmesi, sorgulanması gereken yapısal bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Geçmişte yaşanan hizipleşmelerden farklı olarak bugün tanıklık ettiğimiz durum, fikirsel bir kutuplaşmayı yansıtmıyor. Ecevit veya Baykal dönemlerindeki ilkeli tartışmaların aksine, mevcut girişimin temel odak noktasının, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun durumuna yönelik adımlar olduğu görülüyor.
Geleceğe Dair Belirsizlikler ve Yol Haritası
Çok sayıda milletvekilinin yeni oluşuma geçme ihtimali, tabanın iktidar beklentilerini karşılamaktan uzak görünüyor. Parti genel merkezinin dahi gözden çıkarıldığı bu süreçte, hukuki belirsizliklerle malul bir figürün peşinden gitmek, yeni yapıyı marjinalleşme riskiyle karşı karşıya bırakabilir.
Cezaevinden gelen yönlendirmelerle hareket ettiği yönünde eleştiriler alan Özel’in, kurultay sürecini yargı kararlarıyla ötelemesi ve ardından yeni partinin kapatılmayacağına dair yaptığı savunmalar, planlı bir stratejiden ziyade geçici çözümlerle hareket edildiği izlenimini pekiştiriyor.
Kaynak: Sabah