ABD ve Suudi Arabistan Arasında Nükleer Ortaklık
Amerika Birleşik Devletleri ile Suudi Arabistan arasında stratejik bir nükleer ortaklığa imza atıldı. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, iki ülke adına “barışçıl nükleer iş birliği” ve “ikili güvence” anlaşmalarını onayladı. ABD Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ABD merkezli nükleer enerji firmalarının Suudi Arabistan’da reaktör inşası gerçekleştireceği duyuruldu.
Trump’tan Beklenmedik İbrahim Anlaşmaları Koşulu
Anlaşmanın onay süreci devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’tan Riyad yönetimini şaşırtan bir hamle geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Trump, imzalanan sivil nükleer anlaşmanın yalnızca sivil amaçlı kullanım için onaylanacağını belirtti. Ancak Trump, bu anlaşmanın yürürlüğe girmesini Suudi Arabistan’ın İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi öngören İbrahim Anlaşmaları’na katılması şartına bağladı. Riyad yönetiminin bu koşula henüz bir yanıt vermediği bildirildi.
Uranyum Zenginleştirme Tesisine Yeşil Işık
On milyarlarca dolar hacme sahip olan bu tarihi mutabakat, Suudi Arabistan’ın nükleer reaktör yakıtı zenginleştirmesinin önünü açıyor. ABD Enerji Bakanı Wright, iş birliğinin ticari ilişkileri kuvvetlendirirken ABD’nin refahı ile müttefiklerinin güvenliğini sağlama kararlılığını gösterdiğini aktardı. Wall Street Journal’ın haberine göre, ortak değerlendirmeler sonucunda ihtiyaç duyulması halinde ABD’li şirketlerin Suudi Arabistan topraklarında bir uranyum zenginleştirme tesisi kurmasına izin verilecek. Diğer yandan Trump, uranyumun Suudi Arabistan sınırları içerisinde zenginleştirilmeyeceğini savundu.
Tepkilere Rağmen Süreç Durdurulamadı
Beyaz Saray’ın Kongre’ye sunduğu raporda, uranyum zenginleştirme ve plütonyumun yeniden işlenmesi konularındaki ortaklığın ABD’nin güvenlik çıkarlarına hizmet edeceği ve Washington’ın Riyad’ın nükleer faaliyetleri üzerinde denetim gücünü artıracağı ifade edildi. İsrail ve ABD Kongresi’nden gelen itirazlar ise anlaşmayı engellemeye yetmedi. Kongre’nin bu adımı durdurabilmesi için başkanlık vetosunu aşacak düzeyde bir çoğunluğa ulaşması gerekiyor. Bu kritik hamle, Trump’ın bölgede İran’ın nükleer kapasitesini sınırlandırmaya yönelik askeri adımlar attığı bir döneme denk gelirken, ABD şirketlerinin Orta Doğu pazarında rakiplerine karşı üstünlük elde etmesini hedefliyor.
Kaynak: Sozcu






