Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ve Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği o kutlu ziyaretleri sadece birer diplomatik temas olarak görmek, devletimizin derin ufkunu ve Milli bir şahlanışın ayak seslerini duyamamak demektir. Bu tarihi adımlar, gönül coğrafyamızda taşların yeniden yerine oturduğu büyük bir kucaklaşmanın müjdecisidir.
Yıllardır fitne ve vekalet savaşlarıyla yorulan, kardeşin kardeşe kırdırıldığı Ortadoğu, bugün Türkiye’nin öncülüğünde yeni bir dirilişe şahitlik ediyor. Bir zamanlar kaosun pençesinde inleyen bu kutsal topraklar; artık devlet aklının, vakur bir duruşun ve kardeşlik hukukunun hâkim olduğu bir döneme evriliyor. Bölgeyi istikrarsızlaştıran yapıların gerilemesi, bu büyük uyanışın en net işaretidir.
Büyük Türkiye’nin Liderliğinde Yeni Bir Nizam
Kahire ve Riyad, İslam dünyasının mühim kaleleridir. Türkiye ise askeri kudreti, sarsılmaz iradesi ve merhametli diplomasisiyle bu kaleleri birleştiren merkez aktör konumundadır. Ankara, Kahire ve Riyad hattında kurulan bu güçlü irade; mazlumların sığınağı, bölge üzerinde hesap yapan şer odaklarının ise korkulu rüyası olacaktır. Bu ittifak, Ortadoğu’nun kaderini başkalarının eline bırakmama kararlılığıdır.
Bizim yolumuz, sadece ticaret yolu değil; ecdadımızdan miras kalan nizam-ı alem davasıdır. Devletimizin bekası ve milletimizin selameti için atılan bu sessiz ama derinden adımlar, Türkiye Yüzyılı’nın bölgedeki mührüdür. Rabbim devletimizi daim, büyük yürüyüşümüzü mübarek eylesin.