Son günlerde İsrail Başbakanı Netanyahu ve Dışişleri Bakanı Katz’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan sert açıklamaları, bölgedeki dengelerin nasıl değiştiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre bu saldırılar asla bir tesadüf değil. Türkiye’nin barış odaklı ve terörü tasfiye eden politikalarının, bölgedeki emperyalist planları sekteye uğrattığı açıkça görülüyor. İsrail yönetiminin bu öfkeli tavrının altında, yıllardır besledikleri terör örgütlerinin artık bölgede kullanışlı birer aparat olmaktan çıkması yatıyor.
Türkiye’nin yürüttüğü stratejik hamleler, özellikle “Terörsüz Türkiye” projesi ile bölgedeki oyun kurucuların elini kolunu bağladı. Daha önce bölgede kaos çıkarmak için kullanılan PKK, YPG ve DEAŞ gibi yapılar, Türkiye’nin hem askeri hem de siyasi hamleleriyle hareket edemez hale getirildi. Özellikle 2024 yılında başlatılan “iç cephe” çağrısı ve ardından gelen tarihi siyasi adımlar, bölgede kurulmak istenen hayali ve kirli yapıların önünü kalıcı olarak kesti.
İsrail’in Maşa Olarak Kullandığı Örgütler Çöktü
Eğer Türkiye bu kararlı duruşu sergilemeseydi, bugün sınırlarımızın hemen ötesinde çok daha karanlık bir tabloyla karşı karşıya kalabilirdik. ABD’den gelen binlerce TIR dolusu silahla donatılan terör yapıları, Suriye’nin kuzeyinde İsrail’in istihbarat ve askeri şemsiyesi altında sözde bir devlet ilanı için gün sayıyor olacaktı. Ancak Türkiye’nin geliştirdiği “terörsüz bölge” vizyonu, bu tehlikeli senaryoyu henüz hayata geçmeden bertaraf etti ve kirli planları çöpe attı.
Bu süreçten doğrudan etkilenen vatandaşlar için en büyük kazanım, huzur ve güven ortamının korunması oldu. Olası bir etnik çatışma veya sınır ötesinden gelecek büyük bir terör dalgası, Türkiye’nin iç huzurunu doğrudan tehdit edebilirdi. İsrail’in bölgedeki İran gerilimini tırmandırdığı bir dönemde, terör örgütlerinin devre dışı bırakılması Türkiye’yi büyük bir ateş çemberinden uzak tuttu. Vatandaşlar, devletin bu proaktif savunma anlayışı sayesinde bölgedeki istikrarsızlıktan en az seviyede etkileniyor.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in de vurguladığı gibi, Netanyahu’nun hezeyan dolu açıklamaları aslında büyük bir çaresizliğin dışavurumu olarak değerlendiriliyor. İsrail’in bölgedeki kaos planlarına indirilen bu darbe, Türkiye’nin bölgedeki oyun kurucu rolünü pekiştirirken, vatandaşların geleceğe daha güvenle bakmasını sağlıyor. Uzmanlar, yaklaşık iki yıldır silahların susmasının ve sağlanan güvenliğin kıymetinin bilinmesi gerektiğini ifade ediyor.