MENÜ
02 Haziran 2026 Salı
DOLAR 45,9327 ▲ %0,06
EURO 53,5524 ▲ %0,22
ALTIN 6.665,95 ▲ %0,70

CHP’de 10 Milyonluk VIP Skandalı: Partinin Sahipleri Nerede?

Rakamlar Küçük Ama Utanç Büyük

Siyasetin kantarının topuzu kaçınca, halkın sofrasındaki ekmeğin küçüklüğü ile siyasetçinin ‘küçük’ gördüğü rakamlar arasındaki uçurum, bir ahlak krizine dönüşür. CHP Sözcüsü Zeynel Emre’nin ağzından dökülen o talihsiz cümle, aslında bir zihniyetin ifşasıdır: “Rakamlar da bugünkü Türkiye içinde küçük rakamlar.” Bahsedilen ‘küçük’ rakam, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in VIP minibüsünün iç dizaynı için harcanan 170 bin euro. Yani bugünkü kurla yaklaşık 10 milyon TL. Milletin geçim derdiyle boğuştuğu, emeklinin pazar artığı topladığı bir iklimde, halkın partisi olduğunu iddia edenlerin lüks bir araç dekorasyonu için harcanan milyonlara ‘küçük’ demesi, toplumun kolektif bilincinde derin bir yara açmıştır.

Duayenlerin Sessizliği ve Derin Hipnoz

Bu manzara karşısında asıl can yakıcı olan, sadece harcanan para değil, bu savurganlığın partinin iç mekanizmalarında ‘normal’ karşılanmasıdır. Siz buna büyük ihale yolsuzluklarını, kutularla taşınan rüşvetleri ya da şatafatlı lüks yaşamları da ekleyebilirsiniz. Ancak CHP içindeki etkili kesimlerin bu rezillikler karşısında büründüğü sessizlik, akıllara tek bir ihtimali getiriyor: Birileri ya tamamen hipnotize edilmiş durumda ya da bu çarkın bir dişlisi haline getirilmiş. Batı demokrasilerinde olsa yer yerinden oynayacak, yönetimler bir günde istifa edecekken; bizim ‘yerli ve milli’ muhalefetimizde tık yok. Özellikle partinin ‘duayen’ koltuğunda oturan isimlerin bu çürümeye karşı başını kuma gömmesi, Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçiyor.

Mehmet Sevigen’in Gözyaşları ve ‘Çakallar’ Çıkışı

Sessizliğin hakim olduğu bu tabloda, vicdanının sesine yenik düşen eski isimlerden Mehmet Sevigen’in isyanı aslında tabanın feryadıydı. Sevigen, gözyaşları içinde “Özür diliyorum, biz bu partiyi çakallara bıraktık” diyerek eski yol arkadaşlarına seslendi. Hikmet Çetin’den Murat Karayalçın’a, Onur Öymen’den Eşref Erdem’e kadar pek çok ismin bu savrulma karşısında neden sustuğunu sordu. Kuvayı Milliye ruhundan geldiğini iddia eden bir yapının, bugün nasıl olup da şaibeli kurultaylarla, akçeli işlerle ve VIP minibüs skandallarıyla anıldığını anlamak mümkün değil. Partinin asıl sahipleri nerede? Neden herkes bir köşeye çekilmiş, fırtınanın geçmesini bekliyor?

Godot’yu Beklerken Kaybolan Kimlik

Bugün CHP sadece belediyelerdeki usulsüzlüklerle değil, siyasetin bizatihi kendisinin kirletilmesiyle karşı karşıya. İstanbul İl Kongresi ve 38’inci Kurultay’ın mahkemelik olması, bu kirlenmenin en somut kanıtıdır. Gazeteci Mehmet Çek’in de dediği gibi; Meclis kürsüsü orada, sosyal medya orada, medya orada… Peki, konuşması gerekenler neden suskun? Herkes mahkemeden çıkacak bir ‘butlan’ kararını, yani ‘Godot’yu bekler gibi’ mucizevi bir sonucu bekliyor. Ama unutulan bir şey var: Siyaset üretimden, ahlaktan ve omurgadan kopunca, mahkeme kararları bile o kaybolan itibarı geri getirmeye yetmez. Artık “Dış güçler operasyon yapıyor” masallarıyla halkı uyutmayı bırakın. Asıl operasyon içeride, asıl çürüme vicdanlardadır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir