Sanat Piyasasında Koleksiyonerlik Dönüşümü
Küratör ve sanat danışmanları Banu Seyhan ile Hicran Aksöz, Türkiye güncel sanat piyasasındaki yapısal değişimleri ve koleksiyonerlik alışkanlıklarındaki dönüşümü değerlendirdi. Geleneksel prestij ve statü odaklı yaklaşımın yerini daha dinamik, katılımcı ve uluslararası bir vizyona bıraktığını belirten uzmanlar, sanatın artık yaşam alanları, gastronomi ve kişisel kimlikle entegre bir yapıya büründüğünü vurguladı.
Sosyal Medya ve Dijitalleşmenin Demokratikleştirici Etkisi
Sanat dünyasında sosyal medyanın seçici ve korumacı duvarları yıktığını ifade eden Banu Seyhan, bu mecraların demokratikleşmeye büyük katkı sağladığını kaydetti. Hicran Aksöz ise dijitalleşmenin sanatçıya doğrudan erişim imkanı sunduğunu ancak beraberinde hızlı tüketim ve derinlik kaybı gibi riskleri getirdiğine dikkat çekti. NFT furyasının ardından dijital eserlerin kurumsal koleksiyonlarda daha fazla yer bulmaya başladığı ve yapay zeka destekli üretimlerin hibrit modellerle önemini koruyacağı öngörülüyor.
Yeni Odaklar ve Geleceğin Sanat Eğilimleri
Sanatın coğrafi olarak İstanbul dışına taşarak Bodrum, Eskişehir, Mardin ve Kapadokya gibi merkezlerde kalıcı ekosistemler oluşturduğu bildirildi. Gelecek dönemde ekoloji, iklim krizi, yapay zeka ve toplumsal hafıza temalarının ön plana çıkacağını belirten uzmanlar, genç koleksiyonerlerin özellikle yaşayan sanatçılarla bağ kurmaya ve toplumsal meselelere odaklanan eserlere yöneldiğini ifade etti. İlk kez eser edinecek bireyler için ise yatırım kaygısından ziyade estetik bağın ve eserin provenansının kritik öneme sahip olduğu hatırlatıldı.
Kaynak: Hürriyet






