MENÜ
BIST 100 13.943,87 %0,90
DOLAR 47,3794 %0,14
EURO 53,9466 %0,09
ALTIN 6.168,06 %0,22
FAİZ 41,71 %0,53
BITCOIN 3.024.175 %1,79

Avtar Singh 60 Yıl Sonra Kız Kardeşi Nicci Dhamu’yu Buldu

trend 1784973020

Kanada’da hayatını sürdüren Avtar Singh, çocukluğundan bu yana izini sürdüğü biyolojik annesine dair sırrı, yapay zeka teknolojisini kullanarak çözmeyi başardı. Singh; internet aramaları, sosyal medya platformları ve resmi arşivler üzerinden yıllarca yürüttüğü sonuçsuz çabaların ardından, annesinin geçmişine dair çok kısıtlı bilgilerle nihayet aradığı yanıta ulaştı. Singh’in elinde yalnızca annesinin isminin Savinder olduğu, Hindistan ile Afrika geçmişinin bulunduğu ve daha sonra İngiltere’ye taşınmış olabileceği yönünde ipuçları yer alıyordu.

Yaşadığı kanser hastalığının tedavi sürecini atlatan Singh, eşiyle birlikte Fransa’ya tatile gitti. Bu seyahat sırasında hayatının dönüm noktasını yaşayacağından habersiz olan Singh, 8 Mayıs sabahı şansını bir kez daha denemek istedi. Geleneksel arama yöntemlerinden ümidini kesince, annesi hakkındaki bilgileri ChatGPT sistemine aktararak yeni bir süreç başlattı.

Yapay Zekanın Ortaya Çıkardığı Kimlik: Savinder Kaur Nagi

Yapay zeka yazılımı, Singh tarafından paylaşılan yaş, coğrafi bölgeler ve aile kökenlerine dair detayları sentezleyerek en kuvvetli adayı belirledi. Sistem, bu bilgilerin 1936 senesinde Kenya’nın Kisumu bölgesinde dünyaya gelen, Hint-Sih kökenli Savinder Kaur Nagi ile uyuştuğunu gösterdi.

Singh, yapay zekanın yanıltıcı sonuçlar üretebileceğini göz önünde bulundurarak bu veriye temkinli yaklaştı. Yine de yapay zekanın referans gösterdiği kaynak metni detaylıca incelemekten geri durmadı.

Söz konusu kaynak, Londra’da yaşayan takı tasarımcısı Nicci Dhamu’nun, Aralık 2024’te 88 yaşında hayata gözlerini yuman annesi Savinder’ın anısını yaşatmak için kaleme aldığı bir yazıydı. Dhamu, yazısında annesinin sanatsal yönünü, hayatında karşılaştığı zorlukları ve kendi hayatı üzerindeki kontrolünü kaybettiği dönemleri anlatmıştı.

Geçmişin İzlerini Birleştiren Sertifika

Yazıda Savinder’ın geçmişteki evliliğine ya da bir erkek çocuğu olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmuyordu. Ancak makalede yer alan eski bir fotoğraf karesi, Singh’in dikkatini çekmeyi başardı.

Fotoğraftaki belge, Savinder’ın 1962 yılında Hindistan’ın Dhariwal bölgesinden aldığı bir terzilik sertifikasıydı. Singh’in de aynı coğrafyada dünyaya gelmiş olması ve belgenin düzenlendiği tarihin kendi doğumundan kısa süre sonrasına denk gelmesi, iki isim arasındaki bağı kuvvetlendirdi.

Singh, aynı günün sabahında Dhamu ile iletişime geçerek bir e-posta gönderdi. Mesajında, annesinin Hindistan’daki geçmişiyle ilgili bazı kişisel soruları olduğunu ve aralarında bir akrabalık bağı bulunabileceğini belirtti.

E-postanın ulaştığı gün, hayata veda eden Savinder’ın 90’ıncı doğum gününe denk geliyordu. Annesinin vefatından önce uzun yıllar boyunca kayıp oğlunu aradığını bilen Dhamu, gelen bu mesajla büyük bir şaşkınlık ve heyecan yaşayarak aradıkları kişinin Singh olabileceğini düşündü.

Çocukluk Lakabı Gerçeği Ortaya Çıkardı

İkilinin ilk telefon görüşmesi, yapay zekaya sorulan sorudan sadece iki saat sonra gerçekleşti. Singh, annesinin Hindistan’da geçirdiği yıllar hakkında bilgi almak istediğinde Dhamu, annesinin genç yaşta yaptığı evliliğin boşanmayla bittiğini ve bu birliktelikten bir oğlu olduğunu doğruladı.

Dhamu’nun “Titu, sen misin? Annemin oğlu sen misin?” sorusu üzerine Singh büyük bir şaşkınlık yaşadı. Çocukken kendisine bu isimle hitap edildiğini belirten Singh, bu lakabı en son kendisini büyüten büyükannesinden duyduğunu dile getirdi.

Yaklaşık iki saat süren ilk görüşmede Singh, annesinin başka çocukları olduğunu daha önce hiç düşünmediğini ve aniden çok geniş bir aileye kavuştuğunu fark ettiğini aktardı.

Annesinin Dinmeyen Evlat Hasreti

Dhamu’nun aile büyüklerinden edindiği bilgilere göre Savinder, oğlu Singh’i yaklaşık üç yaşına gelene kadar kendisi büyütmüştü. Ancak boşanma sürecinin ardından dönemin toplumsal baskıları nedeniyle velayet babanın ailesine verilmişti.

Savinder daha sonra Kenya’ya yerleşip yeni bir evlilik yapsa da oğlunu hiçbir zaman unutmadı. Yakınları, onun sık sık Singh’in bebeklik kıyafetlerine sarılarak ağladığını ve ömrünün son yıllarında demans hastalığının etkisiyle Pencap dilinde sürekli “Çocuğum” diye sayıkladığını paylaştı.

Singh ise uzun yıllar boyunca annesinin kendisini geride bırakarak yeni bir hayat kurmayı tercih ettiğini düşündüğünü ifade etti. Kardeşinden annesinin kendisini hep özlediğini öğrenmesi, Singh’in zihnindeki en büyük soru işaretini ortadan kaldırdı.

Londra’da Duygusal Kavuşma

Fransa’daki tatillerini yarıda keserek çocuklarının da desteğiyle Londra’ya geçen Singh ve eşi, Heathrow yakınlarındaki bir otelde Nicci Dhamu ile ilk kez bir araya geldi.

İki kardeş, aile geçmişlerine ait verileri yan yana getirerek eksik kalan tüm yapboz parçalarını birleştirdi. Singh ayrıca Birmingham’da yaşayan amcasıyla da görüştü. Amcası, kendisini bebekken kucağına aldığını hatırladığını söyledi.

Singh, annesinin diğer çocuklarıyla tanışarak Kenya’daki akrabalarının da yer aldığı aile iletişim grubuna dahil oldu. Genişleyen ailenin, Savinder’ın izlerini sürmek ve diğer yakınlarla buluşmak üzere Kenya’ya bir seyahat planladığı bildirildi.

DNA Testine Gerek Duymadılar

Kardeş olduklarından tamamen emin olan Singh ve Dhamu, bu bağı kanıtlamak için bir DNA testi yaptırmaya ihtiyaç duymadıklarını belirtti.

Dhamu, aralarındaki bağdan hiçbir şüphe taşımadığını söylerken Singh de milyarlarca insan arasında yalnızca ailesinin bildiği özel bir çocukluk lakabıyla kendisine hitap edilmesini en kesin kanıt olarak kabul ettiğini dile getirdi.

Singh, daha önce genetik verilerinin ticari firmaların eline geçmesinden endişelendiği için DNA analiz sitelerinden uzak durmuştu. Yapay zekanın sağladığı bu mucizevi buluşmaya rağmen, teknoloji şirketlerinin kişisel veri güvenliği politikalarına dair kuşkularının devam ettiğini ekledi.

Teknolojinin Doğru İze Yönlendiren Gücü

Yaşanan bu süreç, yapay zekanın kayıp bir kişiyi doğrudan bulmasından ziyade, internetteki açık kaynaklarda dağınık halde duran bilgileri mantıksal bir bağla birleştirerek kullanıcıyı doğru adrese sevk etmesiyle gerçekleşti.

Singh, yapay zekayı gelişmiş bir veri ilişkilendirme sistemi olarak görmeyi sürdürürken, kız kardeşi Dhamu ise bu teknolojinin dağılmış bir aileyi buluşturarak son derece insani bir sonuç doğurduğunu vurguladı.

Kaynak: Gazetepencere

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.