Real Madrid forması giyen milli futbolcu Arda Güler, 2026 Dünya Kupası öncesinde kariyerinin dönüm noktalarını, İspanya’daki yaşamını ve taktiksel gelişimini TRT Spor’a değerlendirdi. Genç yıldızın açıklamaları, sadece saha içindeki performansını değil, Avrupa futbolunun elit seviyesindeki taktiksel savaşları ve teknik direktörlerin oyuncu yönetimi stratejilerini de gözler önüne seriyor. Özellikle Xabi Alonso ve Carlo Ancelotti’nin kendisine biçtiği roller, modern futbolda pozisyonel esnekliğin ne denli kritik olduğunu kanıtlar nitelikte.
Ancelotti ve Xabi Alonso’nun Taktik Savaşındaki Arda Güler
Arda Güler, Fenerbahçe döneminden bu yana sağ kanat ile orta saha hattı arasında gidip gelen rolüne açıklık getirdi. Jorge Jesus döneminde dörtlü orta sahanın sağında görev aldığını hatırlatan milli oyuncu, Real Madrid’e transfer sürecinde ve sonrasında yaşanan pozisyon tartışmalarına değindi. Ancelotti’nin kendisini geleceğin en iyi orta sahalarından biri olarak görmesine rağmen sağ kanatta oynatmaya devam ettiğini belirten Güler, Xabi Alonso’nun kendisine yaklaşımını şu sözlerle aktardı: “Xabi Alonso beni aradığında kesinlikle orta saha olarak oynatacağını söylemişti. Hayatım o mevkide geçtiği için bu rol tam aradığım şeydi.” Alonso’nun Chelsea ile anlaşmasının ardından da iletişimi koparmadıklarını belirten genç yıldız, Bayern Münih maçının ardından İspanyol teknik adamdan aldığı tebrik mesajının kendisini son derece motive ettiğini dile getirdi.
Modric’in Mirası ve Mbappe ile Saha İçi Uyum
Real Madrid soyunma odasındaki elit hiyerarşiyi ve mentorluk ilişkilerini de değerlendiren Arda, Luka Modric ile çalışmanın benzersiz bir okul olduğunu vurguladı. Hırvat efsanenin oyunun her iki yönünü de kusursuz oynayabildiğini belirten Güler, kendisinin ise skora daha fazla etki eden ve yaratıcı yönü ağır basan bir yapıda olduğunu ifade etti. Takımın yeni süper yıldızı Kylian Mbappe ile olan kimyasına da değinen genç yetenek, Fransız oyuncuyla futbola bakış açılarının birbirine çok benzediğini ve saha dışında da güçlü bir iletişim kurduklarını söyledi. Bu durum, Real Madrid’in sadece bireysel yeteneklerden değil, aynı zamanda birbirini tamamlayan taktiksel ortaklıklardan oluştuğunu gösteriyor.
Kazanma DNA’sı ve Profesyonel Yaşam Tarzı
İspanya’daki günlük rutininden bahseden Arda Güler, kulübün sunduğu profesyonel imkanlar ve siesta kültürüne hızlıca adapte olduğunu belirtti. Antrenman sonrası fiziksel gelişim için ekstra çalışmalar yaptığını söyleyen milli futbolcu, saha içindeki mükemmeliyetçi yapısını ise şu sözlerle özetledi: “Sahada topu kaybedince çok takıntı yapıyorum. İki gol attığım Bayern maçında Laimer ile yaşadığım ikili mücadeleyi 2-3 gün boyunca izleyip sinirlendim.” Fenerbahçe ve milli takımın ardından Real Madrid’de de her zaman kazanmayı hedefleyen baskı ortamına alışık olduğunu ifade eden Arda, 2026 Dünya Kupası’na fiziksel ve zihinsel olarak tamamen hazır olduğunu müjdeledi.
Kaynak: Hürriyet






