Sağlık Harcamalarında Yeni Dönem: Felç Tedavisinde Yerli Devrim
Türkiye’de her yıl binlerce insanı etkileyen ve hem aile bütçelerine hem de devlet ekonomisine milyarlarca liralık yük getiren felç (SVO) vakalarına karşı ezber bozan bir yerli teknoloji geliştirildi. Süleyman Demirel Üniversitesi bünyesinde, tamamen yerli imkanlarla üretilen yeni elektromanyetik cihaz, hastaların kafatası açılmadan, ameliyatsız bir şekilde tedavi edilmesinin önünü açıyor. TÜSEB destekli bu proje, sadece tıp dünyasında değil, sağlık ekonomisinde de büyük bir tasarruf dalgası yaratmaya hazırlanıyor.
Uzun süreli yoğun bakım yatışları, pahalı ameliyat malzemeleri ve sonrasındaki rehabilitasyon süreçleri, felç geçiren hastaların aileleri için ciddi birer mali külfet oluşturuyor. Geliştirilen bu yeni cihaz, fiziksel temas olmadan dışarıdan uygulanan dalgalarla damarları açtığı için enfeksiyon riskini sıfıra indiriyor. Bu durum hastanede kalış sürelerini kısaltırken, tedavi maliyetlerini de minimum seviyeye çekerek vatandaşın cebini doğrudan rahatlatacak bir potansiyele sahip.
Teknoloji Nasıl Çalışıyor? Ameliyatsız Çözümün Sırrı
SDÜ Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halil Aşçı ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Çömlekçi liderliğinde yürütülen projede, tıp ve mühendislik güçlerini birleştirdi. Cihaz, vücuda hiçbir cerrahi müdahalede bulunmadan, dışarıdan gönderdiği elektromanyetik dalgalarla damar iç yüzeyindeki hücreleri uyarıyor. Bu uyarı sayesinde vücut, damarların genişlemesini sağlayan doğal nitrik oksit gazını salgılıyor ve tıkalı damarlar hızla açılarak beyne kan gitmesi sağlanıyor.
Sistemin kalbinde yer alan 27.12 MHz radyo frekansı ve hassas bobinler, tıkalı bölgeye nokta atışı müdahale edilmesini kolaylaştırıyor. Üstelik bu teknoloji sadece beyin damarlarında değil; gelecekte boyun ve kalp damarı tıkanıklıklarında da kullanılabilecek modüler bir altyapıya sahip.
Yerli Üretim ve Yeni İstihdam Kapısı
Projenin seri üretime geçmesiyle birlikte, Türkiye genelinde medikal cihaz sanayisinde yeni bir yerli üretim hattının kurulması hedefleniyor. Bu durum, biyomedikal mühendisleri, yazılımcılar, teknik teknisyenler ve sağlık personeli için yepyeni yüksek katma değerli iş sahalarının açılması anlamına geliyor. Genç araştırmacıların ve üniversite mezunlarının yerel düzeyde istihdam edilmesini sağlayacak bu yatırım, cari açığın azaltılmasına da doğrudan katkı sunacak.
Sağlık Bakanlığı onaylarının ardından klinik testleri başlayacak olan bu cihaz, hastanelerin satın alma bütçelerinde ithal cihazlara bağımlılığı azaltarak milli sermayenin yurt içinde kalmasını sağlayacak. Vatandaşlar artık en zorlu hastalıklarda bile fahiş tedavi faturalarıyla karşılaşmak zorunda kalmayacak.
Kaynak: Konyayenigun






