MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Niğde’de Kan Donduran İhmal: Cahit Keskin’in Acı Sonu

Niğde Atasanayi bölgesinde yükselen betonların gölgesinde, bir kez daha ocağa ateş düştü. 49 yaşındaki Cahit Keskin, her sabah olduğu gibi ekmek parasının peşinde inşaat sahasına girdi ancak oradan sağ çıkamadı. Bir hazır beton firmasına ait devasa pompanın borusu, sanki hiçbir denetimden geçmemişçesine çalışma sırasında yerinden koparak Keskin’in üzerine düştü. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Bu gerçekten bir kaza mı, yoksa göz göre göre gelen bir sistem hatası mı?

İşçinin ağır yaralanmasının ardından olay yerine gelen sağlık ekiplerinin çabası, betonun o soğuk ve ağır darbesini geri çevirmeye yetmedi. Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Keskin, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayata tutunamadı. Samsun nüfusuna kayıtlı bu emekçi adamın ölümüyle birlikte şantiye sahasında çalışmalar durduruldu ancak giden canı geri getirecek hiçbir prosedür bulunmuyor.

Görünmez Kaza mı, Seri İhmaller Zinciri mi?

Modern inşaat sektöründe her şeyin bir standardı, her ekipmanın bir periyodik kontrol süreci olduğu iddia edilir. Ancak Niğde’de yaşanan bu facia, kağıt üzerindeki o imzaların gerçek hayatta ne kadar karşılığı olduğunu sorgulatıyor. Beton pompasının borusu neden kopar? Metal yorgunluğu mu, bakımsızlık mı yoksa bağlantı noktalarındaki kalitesiz malzeme mi? Cumhuriyet savcılığı şimdi bu teknik soruların peşine düştü.

Beton pompaları, devasa basınçlarla çalışan ve her bir parçasının kusursuz işlemesi gereken mekanizmalardır. Eğer o boru yerinden fırlıyorsa, orada sadece teknik bir arızadan değil, derin bir denetim zafiyetinden bahsedilmelidir. İş güvenliği uzmanlarının ‘risk analizi’ yaptığı sahalarda, işçilerin tepesinde sallanan bu ölümcül risklerin nasıl fark edilmediği, sektörün en karanlık noktasını oluşturuyor. Bir insanın hayatı, bir kelepçenin dayanıklılığına terk edilemez.

Güvenlik Denetimleri Kağıt Üzerinde mi Kalıyor?

Ülkemizde bu tür olaylar genellikle ‘kader’ parantezine alınarak normalleştirilmeye çalışılır. Oysa Cahit Keskin’in ölümü bir kader değil, bir mühendislik ve yönetim fiyaskosudur. 49 yaşındaki bir insanın yaşamı, bir vidanın gevşekliğine veya bir borunun eskimişliğine emanet edilecek kadar ucuz olmamalıdır. Şantiye sahaları, kâr hırsının insan canının önüne geçtiği arenalara dönüştüğünde, bu acı haberleri daha çok okumaya devam edeceğiz.

Soruşturma kapsamında beton pompasının bakım kayıtları, en son ne zaman revizyondan geçtiği ve operatörün yetkinliği mercek altına alınıyor. Ancak asıl sorumluluk, o ekipmanı oraya süren, bakımını aksatan ve denetimsiz çalışmaya göz yuman sistemin kendisindedir. Adli sürecin sonunda birkaç kişiye dava açılması muhtemelen vicdanları soğutmayacak. Samsun’dan Niğde’ye uzanan bu rızık yolculuğunun böyle noktalanması, inşaat sektöründeki ‘insan odaklılık’ iddiasının ne kadar boş olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir