Niğde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, çocuk refahı alanında devrim niteliğinde bir adım atarak ‘Geçici Koruyucu Aile Hizmet Modeli’ni kamuoyuna tanıttı. Şehrin sosyal hizmet vizyonunu yansıtan konferans salonunda düzenlenen program, sadece bir bilgilendirme toplantısı değil, aynı zamanda korunma ihtiyacı duyan çocukların hayatına dokunacak yeni bir yol haritasının başlangıcı olarak değerlendirildi. Devlet koruması altındaki çocukların, kurum bakımından ziyade aile sıcaklığında büyümesini hedefleyen bu model, Niğde’de geniş bir katılımla masaya yatırıldı.
Çocuk Gelişiminde Aile Ortamının Kritik Rolü
Etkinliğin merkezinde, çocukların sağlıklı bir psikolojik ve sosyal gelişim süreci geçirmeleri için sevgi temelli bir ev ortamının gerekliliği yer aldı. Sosyal hizmet uzmanları, kurum bakımının profesyonel standartlara sahip olmasına rağmen, birebir ebeveyn ilgisinin çocuk ruh sağlığı üzerindeki etkisinin yerini tutamayacağını vurguluyor. Geçici Koruyucu Aile Modeli, özellikle acil müdahale gerektiren durumlarda veya çocuğun öz ailesine dönme sürecindeki belirsizlik aşamalarında, çocuğun travmalardan en az hasarla etkilenmesini sağlıyor. İl Müdürü Nurettin Kesler, yaptığı konuşmada bu modelin çocukların temel güven duygusunu pekiştirdiğini ve geleceğe daha umutla bakmalarına vesile olduğunu belirtti. Kesler’e göre, bir çocuğun hayatındaki kısa süreli bir aile deneyimi bile, onun ilerideki toplumsal uyumu ve akademik başarısı üzerinde kalıcı pozitif izler bırakabiliyor.
Toplumsal Farkındalık ve Yerel Destek Mekanizmaları
Programın katılımcı profili, konunun Niğde yerelinde ne kadar ciddiye alındığını gözler önüne serdi. Niğde Valisi Nedim Akmeşe’nin eşi Hacer Akmeşe’nin de destek verdiği etkinlikte, mevcut koruyucu ailelerin bizzat kendi deneyimlerini aktarması katılımcılar üzerinde derin bir etki bıraktı. Deneyim aktarımı kısmında söz alan koruyucu aileler, bir çocuğun hayatındaki değişime tanıklık etmenin toplumsal bir sorumluluktan öte, insani bir zenginlik olduğunu ifade ettiler. Toplumun her kesiminden vatandaşın bu gönüllülük esasına dayalı sürece dahil olması, modelin sürdürülebilirliği açısından en temel şart olarak görülüyor.
Söz konusu modelin teknik detaylarına göre, geçici koruyucu aileler belirli eğitimlerden geçirilerek profesyonel bir sertifikasyon sürecine dahil ediliyor. Bu aileler, biyolojik ailelerinin yanına dönemeyen veya evlat edindirilme aşamasında olan çocuklara güvenli bir köprü görevi görüyor. Sosyal hizmet uzmanları, bu sürecin çocukların özgüven gelişimi ve aidiyet duygusu için paha biçilemez bir fırsat sunduğuna dikkat çekiyor. Niğde’de başlatılan bu farkındalık hareketiyle, devletin şefkat elinin aile ortamıyla birleşerek daha fazla çocuğa ulaşması hedefleniyor. Programa ayrıca kurum personeli ve çok sayıda duyarlı vatandaş katılım sağlayarak sürecin toplumsal mutabakatla ilerleyeceğinin sinyallerini verdi.






