Tarım Sektöründe Borç Yükü Tarihi Seviyeye Ulaştı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu kürsüsünden tarım sektöründe yaşanan yapısal tıkanıklıklara dikkat çekti. Üreticilerin borç batağında sürüklendiğini ve yükselen girdi maliyetlerinin hem çiftçiyi hem de tüketiciyi çıkmaza soktuğunu belirten Gürer, tarım kesiminin borçlarının 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaşarak tarihi bir rekor kırdığını açıkladı. Çiftçinin traktörünün, arazisinin ve hayvanlarının haciz kıskacında olduğunu ifade etti.
Bütçe Desteği Yetersiz Kaldı Maliyetler Katlandı
Gürer, Tarım Kanunu gereğince 2026 yılında üreticiye aktarılması gereken yasal destek miktarının 722 milyar lira olduğunu, buna karşın sağlanan desteğin yalnızca 168 milyar lirada kaldıgını vurguladı. TÜİK verilerine göre tarımsal girdi maliyetlerindeki ortalama artışın yüzde 37 seviyesinde seyrettiğini aktaran Gürer, bazı temel kalemlerde ise bu oranın yüzde 60’ı bulduğunu belirtti. En ucuz gübrenin tonunun 25 bin liraya ulaştığını belirterek, bu rakamlarla sürdürülebilir bir üretim yapmanın imkansız hale geldiğini söyledi.
Mazot Fiyatında Beş Yılda Dev Artış
Mazot fiyatlarındaki yükselişin üretim maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade eden Gürer, geçmiş yıllarla kıyaslama yaparak çarpıcı veriler sundu. 20 Temmuz 2021 tarihinde litresi 7 lira 30 kuruş olan mazotun, 20 Temmuz 2026 itibarıyla 74 lira 25 kuruşa yükseldiğini belirterek akaryakıttaki artış oranının yüzde 917’ye ulaştığını kaydetti. Kazanç sağlayamayan çiftçilerin borçlarını ödeyemediğini ve bu ayın güncel verilerine göre 77 traktör, 4 bin 509 tarla ile 12 büyükbaş hayvanın icralık duruma düştüğünü bildirdi.
Süt ve Et Üretiminde Fiyat Uçurumu
Üretici ile tüketici arasındaki makasın giderek açıldığına değinen CHP’li Gürer, çiğ sütün üreticiden litresinin 24 lira 30 kuruştan alındığını, ancak market raflarında aynı sütün fiyatının 100 liraya yaklaştığını belirtti. Çukurova bölgesinde aşırı sıcaklar nedeniyle hayvanların mecburi kesime gönderildiğini ifade eden Gürer, bu durumun et fiyatlarında geçici bir düşüş yaratarak besiciyi zarara uğrattığını, sonrasında ise tüketiciye zam olarak yansıdığını aktardı.
Patates ve Soğan Depoda Çürüdü
Türkiye’nin soğan üretiminde dünyada beşinci sırada yer almasına rağmen plansızlık nedeniyle geçen yıl üretilen 2 milyon 800 bin ton soğanın büyük kısmının tarlada çürüdüğünü hatırlatan Gürer, patatesin de kilosunun 3 liradan alıcı bulamadığı için depolarda kaldığını belirtti. Ürünün bol olduğu dönemde tarlada kalan besinlerin, bugün dar gelirli vatandaşlar için alınamaz fiyatlara ulaştığını ifade ederek hükümetin üç yıldır bir üretim planlaması hayata geçiremediğini söyledi.
Buğday İthalatı Sürüyor TMO Alım Yapmıyor
Düşük alım fiyatları nedeniyle yerli buğday üreticisinin mağdur edildiğini belirten Gürer, buna rağmen ithalatın hız kesmediğini kaydetti. 2026 yılının ilk beş ayında 2 milyon 833 bin 648 ton buğday ithal edildiğini belirten Gürer, 2026 yılı için öngörülen 22 milyon 800 bin tonluk üretimin, nüfus artışı göz önüne alındığında 2001 yılındaki 19 milyon tonluk üretimin kişi başına düşen pay bakımından gerisinde kaldığını açıkladı. Ayrıca Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) çiftçilerin ürünlerini çeşitli bahanelerle teslim almadığı yönünde şikayetler aldıklarını ekledi.
Kamucu Yaklaşım ve Kooperatifçilik Çağrısı
Ulukışla’daki kiraz üreticilerinden karpuz ve buğday üreticilerine kadar herkesin zarar ettiğini, tüketicinin ise pahalılıktan şikayetçi olduğunu dile getiren Gürer, bu tablonun temel nedeninin tarımda kamucu bir yaklaşımın benimsenmemesi, kooperatifleşmenin desteklenmemesi ve girdi maliyetlerinin denetlenmemesi olduğunu söyledi. Tarım sektörünün geleceğinin tehlikede olduğunu belirterek yetkilileri acil önlemler almaya ve gerçekçi destekler sağlamaya çağırdı.
Kaynak: Nigdehaber






