Yerel Mahkemenin Kararı Yargıtay’dan Döndü
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, aile hukukunda taşları yerinden oynatacak emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karşılıklı açılan boşanma davasında yerel mahkemenin erkeği tam kusurlu bulan kararı, en üst yargı mercii tarafından bozuldu. Yargıtay, bir eşin diğerine ‘Seni sevmiyorum’ demesini ve bu durumu üçüncü şahısların önünde dile getirmesini hukuki bir kusur olarak kabul etti. Peki, bu karar evlilik birliğini ve boşanma davalarını nasıl etkileyecek?
Her ‘Seni Sevmiyorum’ Sözü Kusur mu?
Davaya konu olan olayda, yerel mahkeme eşine fiziksel şiddet uyguladığı kanıtlanan kocayı tam kusurlu bularak tarafların boşanmasına karar vermişti. Ancak koca, kararı temyiz ederek dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Üst mahkeme, yaptığı incelemede davacı kadının da evlilik birliği süresince eşini başkalarının yanında küçük düşürücü ifadelerle aşağıladığını ve ‘Eşimi sevmiyorum, sevgim bitti’ şeklinde beyanlarda bulunduğunu tespit etti. Bu sözlerin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında hukuki bir kusur olduğunu belirten Yargıtay, yerel mahkemenin kararını bozdu.
Kusur Dengesi ve Tazminat Hakları Nasıl Etkilenecek?
Kararın ardından kamuoyunda eşlerin duygularını dürüstçe ifade etmesinin suç sayılıp sayılmayacağı tartışılmaya başlandı. Hukukçular, bu kararın tek bir cümle üzerinden yanlış yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Uzmanlara göre, baş başa ve sakin bir ortamda dile getirilen ‘artık seni sevmiyorum’ ifadesi her olayda doğrudan kusur teşkil etmez. Karardaki asıl kritik nokta, bu ifadenin üçüncü kişilerin yanında, eşi küçük düşürecek ve aşağılayacak şekilde sistematik bir tutumla söylenmiş olmasıdır.
Boşanma Davalarında Yeni Dönem
Boşanma davalarında kusur oranının değişmesi, maddi ve manevi tazminat ile nafaka haklarını doğrudan etkiliyor. İlk derece mahkemesinde koca tam kusurlu sayılırken, Yargıtay’ın bu kararıyla kadının da kusurlu davranışlarının bulunduğu tescillenmiş oldu. Kanunen tazminat talep edebilmek için talepte bulunan tarafın kusursuz ya da diğer tarafa kıyasla daha az kusurlu olması gerekiyor. Eşit kusur durumunda veya talep edenin daha ağır kusurlu bulunması halinde tazminat hakkı ortadan kalkabiliyor. Aynı durum yoksulluk nafakası için de geçerliliğini koruyor.
Uzmanlar, bu kararın ardından aile mahkemelerinde ‘eşim beni sevmediğini söyledi’ diyerek açılacak davalarda otomatik bir kazanım beklenmemesi gerektiğini vurguluyor. Mahkemeler, her somut olayın kendi dinamiklerini, tarafların sosyal ilişkilerini ve iddiaların delillerle desteklenip desteklenmediğini titizlikle inceliyor. Ancak bu emsal karar, özellikle evlilik içi iletişim dilinin ve sosyal çevre önündeki davranışların hukuki süreçlerde ne denli belirleyici olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynak: Hürriyet






