MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9777 ▲ %0,02
EURO 53,6423 ▲ %0,53
ALTIN 6.614,17 ▲ %0,92

“Yapacağım” demişti: Nurselen cinayetinde kan donduran detaylar

Mesajlardaki Gizli Tehlike Gün Yüzüne Çıktı

Ankara’da geçtiğimiz yılın Kasım ayında gerçekleşen ve kamuoyunda büyük infial yaratan Nurselen Gülaçtı cinayetinde, adalet mekanizması düğmeye bastı. 33 yaşındaki psikolog Nurselen Gülaçtı’nın, matbaa sahibi Fuat Yıldırım tarafından hayattan koparılmasına ilişkin hazırlanan iddianame, olayın sadece bir anlık öfke değil, adım adım planlanmış bir trajedi olduğunu ortaya koydu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tamamlanan soruşturma, sanığın cinayetten önce genç kadına gönderdiği mesajlarla suçun ‘tasarlama’ aşamasını nasıl ördüğünü belgeledi.

“Tehdit Etmiyorum, Yapacağımı Söylüyorum”

Dosyaya giren en çarpıcı delillerden biri, Fuat Yıldırım’ın cinayetten kısa süre önce Nurselen Gülaçtı’ya gönderdiği dijital mesajlar oldu. Sanığın mesajlarında yer alan “Tehdit etmiyorum, yapacağımı söylüyorum” ifadesi, savcılık tarafından cinayetin soğukkanlılıkla planlandığının en somut kanıtı olarak değerlendirildi. Bu mesajlar, olayın bir tartışma neticesinde aniden geliştiği yönündeki savunmaları boşa çıkarırken, katil zanlısının zihninde infazı çoktan kesinleştirdiğini gösteriyor. Savcılık, bu ifadelerin ve olay günü sergilenen davranışların, eylemin ani bir öfke patlamasından ziyade, bilinçli bir seçim olduğunu vurguladı.

Kilitlenen Kapılar ve Engel Olunan Yardımlar

Olay günü yaşananların kronolojik dökümü, bir korku filmi senaryosunu aratmıyor. İddianameye göre, Fuat Yıldırım, daha önceden tanıdığı Gülaçtı’yı sabah saatlerinde kendi işyerine götürdü. İçeri girer girmez kapıyı kilitleyerek genç kadının kaçış yollarını kapatan sanık, kısa süre sonra silahına sarıldı. Kamera kayıtları ve görgü tanıklarının ifadeleriyle sabitlenen bir diğer kan donduran detay ise silah sesinin ardından yaşandı. İşyerinden dışarı çıkan Yıldırım’ın, çevrede yardım çağırmaya çalışan vatandaşlara “Ambulansı aramayın” diyerek müdahaleyi engellemeye çalıştığı ortaya çıktı. Bu tutum, caniliğin boyutunu ve yardım alma ihtimalini ortadan kaldırma niyetini açıkça gözler önüne seriyor.

Savunmada “Pişmanlık” Formülü İşleyecek mi?

Tutuklu sanık Fuat Yıldırım’ın ifadeleri ise tanıdık bir stratejiyi işaret ediyor. Aramızda duygusal ilişki vardı, ayrılık sürecinde sorunlar yaşadık ve olay günü tartıştık diyen sanık, silahı rastgele ateşlediğini ve pişman olduğunu öne sürdü. Ancak savcılık; silahın önceden temin edilmiş olması, kapının kilitlenmesi, mesajlardaki açık kararlılık ve olay sonrası tavırları bir bütün olarak ele alarak bu savunmayı reddetti. Delillerin ışığında, suçun ‘kadına karşı tasarlayarak kasten öldürme’ niteliği taşıdığı kanaatine varıldı.

Hukuk Mücadelesinde En Ağır Ceza Talebi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, toplumu derinden sarsan bu cinayetle ilgili olarak Fuat Yıldırım hakkında ‘ağırlaştırılmış müebbet hapis’ cezası talep etti. Kadına yönelik şiddetin en uç noktalarından biri olan bu davanın, verilecek hükümle birlikte benzer dosyalar için de emsal teşkil etmesi bekleniyor. Nurselen Gülaçtı’nın ailesi ve avukatları, adaletin hiçbir indirim uygulanmadan yerini bulması için sürecin takipçisi olacaklarını belirtirken, iddianamedeki her bir detay davanın seyrini doğrudan etkileyecek güçte görünüyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir