Kırkova Meydanı’nda Tansiyon Bir Anda Yükseldi
Çorlu’nun göbeğinde, Kemalettin Mahallesi Kırkova Meydanı’nda öğle saatlerinde yaşananlar, toplumsal öfke kontrolünün geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Sadece bir ‘yol verme’ meselesi yüzünden başlayan tartışma, saniyeler içinde bir insanın canına kasteden bir infaza dönüştü. Hafif ticari araç sürücüsü Abdülkadir C. ile otomobilde bulunan üç kişi arasındaki gerginlik, aslında sadece iki şoförün inatlaşması değil, sokaklarımızdaki güvenlik açığının ve tahammülsüzlüğün bir yansımasıdır.
Olayın fitili meydanda ateşlenirken, tarafların öfkesi burada sönmedi. Abdülkadir C. yoluna devam etmek istese de, diğer otomobildeki şüpheliler intikam hırsıyla takibe başladı. Halit Ziya Uşaklıgil Caddesi’ne gelindiğinde ise artık söz bitti, silahlar konuştu. Aracından inen Abdülkadir C., kurşunların hedefi oldu. Vücuduna isabet eden üç kurşunla yere yığılan vatandaşımız, şu an hastanede yaşam mücadelesi veriyor. Peki, bu kurşunların faturası sadece yaralanan kişiye mi kesiliyor? Asla.
Bir Maganda Kurşununun Gizli Ekonomik Faturası
Biz ekonomi şefleri olaylara sadece ‘asayiş’ gözüyle bakmayız. Bu tür olayların görünmeyen, devasa bir faturası var. Bir kişinin ağır yaralanması demek; devletin sağlık sistemine binen on binlerce liralık yük, olay yerine sevk edilen onlarca polis ve sağlık ekibinin mesaisi, yargı sürecinin maliyeti ve en önemlisi o kişinin iş gücü kaybı demektir. Abdülkadir C. belki evine ekmek götüren bir babaydı, belki bir esnaftı. Şimdi o tezgah boş, o direksiyon sahipsiz kaldı.
Sokaktaki şiddet, dolaylı yoldan hepimizin cebinden çıkıyor. Güvenliğin olmadığı bir şehirde ticaret durur, huzurun olmadığı bir sokakta bereket olmaz. Çorlu gibi sanayinin kalbi olan bir yerde, gündüz vakti silahların konuşması yatırımcıdan esnafa kadar herkesin moralini bozar. Şüphelilerin kaçmasıyla başlayan kovalamaca ise emniyet güçlerimizin enerjisini asli görevlerinden koparıp bu şehir eşkıyalarını yakalamaya harcamasına neden oluyor.
Sokaktaki Şiddet Toplumsal Refahı Baltalıyor
Bu olay, basit bir adli vaka olarak geçiştirilemez. Trafikte birine yol vermemek, bir cana kıyma noktasına nasıl geliyor? Ekonomik baskılar, hayat pahalılığı ve stresin insanları barut fıçısına çevirdiği bir gerçek. Ancak bu öfkenin bedelini masumlar ve kamu bütçesi ödüyor. Yaralı Abdülkadir C., Çorlu Devlet Hastanesi’nde tedavi altında. Polis ise her yerde o üç saldırganı arıyor.
Vatandaşın can güvenliğinin bu kadar ucuzlaması, sosyal sermayemizi de tüketiyor. İnsanlar sokağa çıkarken, trafiğe çıkarken huzursuz. Bir ‘korna’ sesinin sonu hastane odasında bitiyorsa, orada durup düşünmek lazım. Bu şiddet sarmalı kırılmadıkça, ne ekonomik büyümeden ne de toplumsal kalkınmadan tam anlamıyla söz edebiliriz. Adaletin bu tür olaylarda vereceği en ağır ceza, belki bir nebze olsun caydırıcılık sağlar; ancak asıl mesele, bu öfke ekonomisini kökten kurutmakta yatıyor.






