Dijital Meydanlarda Kartlar Yeniden Dağıtılıyor
Beyler, hanımlar; evinizdeki internet faturası sadece ay sonunda banka hesabınızdan çıkan o rakamdan ibaret değil. Çocuklarımızın telefon ekranına gömüldüğü her saat, aslında geleceğimizden çalınan bir zaman ve devasa bir toplumsal maliyet demek. AK Parti kanadından gelen son açıklamalar, dijital dünyanın o kontrolsüz ‘vahşi batı’ günlerinin artık sona ereceğini gösteriyor. Meclis kulislerinden sızan ve bizzat Leyla Şahin Usta tarafından teyit edilen bu hamle, aslında çoktan geç kalmış bir güvenlik barajıdır. Artık öyle her önüne gelen çocuk, elinde telefonla sınırsız bir karanlığın içinde cirit atamayacak.
15 Yaş Altına Tam Yasak, 18’e Kadar Süzgeç
Düzenlemenin detaylarına baktığımızda, 15 yaşın net bir kırmızı çizgi olarak belirlendiğini görüyoruz. ‘Bedava sirke baldan tatlıdır’ derler ama sosyal medya platformları için bedava olan siz değilsiniz; çocuklarınızın saf dikkati ve verileridir. Yeni yasaya göre, 15 yaşını doldurmamış çocuklara bu platformlar hizmet sunamayacak. Peki, 15 ile 18 yaş arasındaki gençler ne olacak? Onlar için de ‘ayrıştırılmış içerik’ şartı geliyor. Yani algoritmalar bu gençlere her türlü psikolojik manipülasyonu, her türlü kumar reklamını veya şiddet güzellemesini bodoslama dayatamayacak. Bu sadece bir ifade özgürlüğü meselesi değil, doğrudan doğruya geleceğin iş gücünü, yani evlatlarımızın akıl sağlığını koruma operasyonudur.
Platformlara Verilen 6 Aylık Mühlet
Milyarlarca dolarlık dev şirketlerin ‘özgürlük’ maskesi altında çocuklarımızı denek olarak kullandığı bir devrin sonuna geliyoruz. BTK ve siber güvenlik ekiplerinin üzerinde titizlikle çalıştığı bu teklif, aslında geçen hafta yasalaşabilirdi ancak tartışmalar süreci uzattı. Şimdi önümüzde 6 aylık bir uyum süreci var. Bu ne demek? Sosyal medya devleri ya Türkiye’nin kurallarına göre oynamayı öğrenecek ya da ağır yaptırımlarla, erişim engelleriyle yüzleşecek. Kimse kusura bakmasın, küresel şirketler kâr edecek diye bizim çocuklarımızın şiddet sarmalına itilmesine seyirci kalacak lüksümüz yok. Fatura zaten yeterince kabarık!
Okullardaki Şiddetin Görünmeyen Ekonomik Faturası
Siz sanıyor musunuz ki okullarda artan şiddet olayları sadece polisiye bir vaka? Bir çocuğun sosyal medyadan etkilenip arkadaşına veya öğretmenine saldırmasının devlete ve aileye çıkardığı rehabilitasyon, güvenlik ve hukuki maliyetini hiç düşündünüz mü? Şahin Usta’nın da altını çizdiği gibi, öğretmenlerin ve psikologların feryatları artık kanuni bir karşılık buluyor. Bu düzenleme, birilerinin dediği gibi ‘gençlerin özgürlüğünü kısıtlamak’ değil, onları vahşi bir pazarın kurbanı olmaktan kurtarmaktır. Neticede, sağlam bir ekonomi ancak sağlam bir toplumla mümkündür ve o toplumun temeli de bugün o ekranların başında savunmasız oturan çocuklardır.






