Karanlık Gecede Çığlık: Sivrihisar Yine Kan Ağladı!
Sivrihisar’ın karanlık gecesi, bir kez daha kanla yazılmış bir trajediye sahne oldu. Hamamkarahisar mevkii, dün geç saatlerde yaşanan dehşet verici bir kaza ile sarsıldı. Yollarımızdaki bitmek bilmeyen bu ölüm kalım mücadelesinin son kurbanı, maalesef yine sıradan bir vatandaş oldu. Günyüzü Kaymakamı Muhammed Raşit Kurt’un makam aracı, karşıdan gelen bir otomobille kafa kafaya çarpıştı. Sonuç mu? Bir hayat söndü, iki can yaralandı. Bu sadece bir kaza raporu değil; bu, kentlerimizin, yollarımızın ve trafik anlayışımızın kanayan bir yarasıdır.
Yollarımızdaki Görünmez Katil: Her Gece Aynı Hikaye
Her gece, bu ülkenin dört bir yanında benzer senaryolar yaşanıyor. Kimi zaman aşırı hız, kimi zaman yorgunluk, kimi zaman dikkatsizlik ya da ihmal… Ama değişmeyen tek gerçek var: Trafik canavarı her an pusuda bekliyor. Kaymakamlık makam aracının bile kurban olmaktan kurtulamadığı bu korkunç çarpışma, aslında hepimizin yaşadığı günlük tehlikelerin acı bir özeti. Muhammet Kömürcü’nün direksiyonundaki 26 AA 112 plakalı makam aracı ile Mehmet Ali Tümer yönetimindeki 26 HE 018 plakalı otomobilin aniden birbirine girmesi, dakikalar içinde bir ailenin hayatını altüst etti.
Olay yerine gelen sağlık ve polis ekiplerinin yürek burkan çabaları, ne yazık ki Mehmet Ali Tümer için yeterli olmadı. Hurdaya dönen araçta cansız bedenine ulaşılan Tümer, bu kentleşmiş kaosun, bu denetimsizliğin ve belki de kaderine terk edilmiş yolların son kurbanıydı. Kaymakam Kurt ve şoförü Kömürcü ise şanslıydı; yaralı olarak Eskişehir Şehir Hastanesi’ne kaldırıldılar. Peki ya Mehmet Ali Tümer’in geride bıraktıkları? Onların acısı hangi raporlara sığar?
Sadece Bir Kaza mı, Yoksa Kronik Bir Vaka mı?
Bu tür kazalar, artık sadece “olay” olarak geçiştirilemez. Bu, altyapı yetersizliklerinden trafik eğitimine, denetim eksikliklerinden sürücü bilincine kadar uzanan kronik bir hastalıktır. Gecenin o saatinde, bu yolların aydınlatması yeterli miydi? Görüş mesafesi ne durumdaydı? Yol işaretlemeleri kusursuz muydu? Yoksa her zamanki gibi, “kader” diyerek üstü mü örtülecek? Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz’ın olay yerinde yaptığı “Maalesef kafa kafaya çarpışmışlar” açıklaması, olayın vahametini yansıtırken, aslında durumun ne kadar vahim ve çaresiz olduğunun da bir göstergesi. Vefat edene rahmet, yaralılara şifa dilemek elbette insanidir. Ama bu dileklerin ötesinde, bu kentlerde yaşayan her bireyin can güvenliğini teminat altına alacak somut adımlar ne zaman atılacak? Bu soruların cevabını beklerken, yollarımız bir can daha aldı.
Bu kaza, sadece bir makam aracının karıştığı basit bir olay değil; bu, her gün direksiyon başına geçen, işine gidip gelen, sevdiklerine kavuşmak için yola çıkan milyonların aynadaki yansımasıdır. Yeter artık! Daha kaç canın sönmesi gerekiyor ki bu uykudan uyanalım? Şehirlerimizin kanayan yarası, yollarımızdaki bu bitmek bilmeyen dehşet, artık göz ardı edilemez. Bu bir çağrı, bir feryat! Bu yollar, artık güvenli olmak zorunda!






