MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Kadıköy’deki Kolonyalı Dehşette Şoke Eden Savunma: “Amacım Sadece…”

Kadıköy’ün Göbeğinde Kabus Dolu Dakikalar

İstanbul’un en hareketli noktalarından biri olan Kadıköy Caferağa, geçtiğimiz Kasım ayında eşi benzeri görülmemiş bir vahşete sahne olmuştu. Sıradan bir akşamda arkadaşlarıyla sosyalleşmek için dışarı çıkan Gözde Yılmaz, hayatının en büyük travmasını bir şişe kolonya ve bir çakmakla yaşayacağını tahmin bile edemezdi. Olay günü cep telefonuyla görüşme yaptığı sırada yanına yaklaşan Sibel Arya Geriş, saniyeler içinde Yılmaz’ı alevlerin ortasında bıraktı. Çevredeki vatandaşların dehşet dolu bakışları arasında vücudu yanmaya başlayan genç kadının yardımına yine o esnada orada bulunanlar koştu. Ancak saldırının fiziksel ve psikolojik izleri, bugün görülen duruşmada bir kez daha tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıktı.

“Sadece Saçlarını Yakmak İstemiştim”

Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, sanık Sibel Arya Geriş’in savunması salondakileri hayrete düşürdü. Hakkında 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen sanık, yaşananları “bilinç kaybı” ve “alkol” arkasına sığınarak açıklamaya çalıştı. Çantasında her zaman kolonya taşıdığını belirten Geriş, olay anında Gözde Yılmaz’ın sadece saçlarını yakma isteğiyle yanıp tutuştuğunu iddia etti. “Değerlendirme yapabilecek bilincim yerinde değildi” diyen sanığın, bir sağlık çalışanı (doktor asistanı) olduğunu vurgulaması ise davanın en tezat noktalarından biri olarak kayıtlara geçti. Bir tıp çalışanının, kolonyanın yanıcı etkisini ve insan vücudunda yaratacağı tahribatı öngörememesi, mahkeme heyeti tarafından da dikkatle takip edildi.

Aşk Üçgeni ve Uyuşturucu İddiaları Havada Uçuştu

Olayın temelinde yatan nedenin ise bitmek bilmeyen bir kıskançlık krizi olduğu anlaşıldı. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık Doğukan Nal, her iki kadını da tanıdığını belirterek olayın perde arkasındaki toksik ilişki trafiğini anlattı. Sanık Sibel’in kız arkadaşı olduğunu, mağdur Gözde’nin ise çocukluk arkadaşı olduğunu söyleyen Nal, uyuşturucu madde kullanımıyla ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Gözde Yılmaz ise bu suçlamaları kesin bir dille reddederek, sadece Doğukan ile görüştüğü için hedef seçildiğini savundu. Bu ifadeler, Kadıköy’ün arka sokaklarında yaşanan dramın sadece fiziksel bir saldırı değil, aynı zamanda derin bir psikolojik hesaplaşma olduğunu da gösterdi.

Yüzünde Kalıcı İz Kalacak mı?

Hastaneye kaldırıldığında vücudunda ikinci ve üçüncü derece yanıklar tespit edilen Gözde Yılmaz için hukuk mücadelesi şimdi daha kritik bir evreye girdi. Mahkeme heyeti, genç kadının yüzünde meydana gelen yaralanmaların “sabit iz” bırakıp bırakmayacağının, duyu ve organ zayıflığına yol açıp açmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan detaylı rapor istenmesine karar verdi. Ayrıca saldırıda kullanılan kolonya şişesinin bir “silah” sayılıp sayılmayacağı konusundaki teknik incelemeler de davanın seyrini değiştirebilir. Gelecek raporlar ve olay anına dair bilirkişi incelemesi, 14 Temmuz’daki duruşmada sanığın kaderini belirleyecek. Gözde Yılmaz’ın adalet arayışı sürerken, bu dava sosyal medyada kadına yönelik şiddetin en akılalmaz yöntemlerinden biri olarak tartışılmaya devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir