Silivri’de Hukuk Maratonu: 26. Celsede Neler Oldu?
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına yönelik yürütülen, Türkiye’nin gündeminden düşmeyen o devasa davanın 26’ncı celsesi geride kaldı. Ankara kulislerinde ‘yüzyılın dosyası’ olarak fısıldanan, tam 3 bin 809 sayfalık iddianamenin yankıları Silivri’nin soğuk duvarları arasında yankılanmaya devam ediyor. 2025’in sonlarında hazırlanan ve içerisinde ‘rüşvetten’ ‘ihaleye fesat karıştırmaya’ kadar neredeyse Türk Ceza Kanunu’nun yarısının yer aldığı suçlamalar zincirinde, İmamoğlu için istenen hapis cezası dudak uçuklatıyor: Tam 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası. Adalet koridorlarında bu rakamlar konuşulurken, davanın yedinci haftasında mahkeme heyeti oldukça kritik kararlara imza attı.
Sürpriz Tahliyeler: İBB Koridorlarında Kimler Eksildi?
Duruşmanın en can alıcı noktası şüphesiz tahliye kararlarıydı. Mahkeme heyeti, davanın seyrini değiştirebilecek bir kararla tam 18 kişinin serbest bırakılmasına hükmetti. Tahliye edilenler arasında İBB’nin beyin takımından Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük ve Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk gibi isimler bulunuyor. Ayrıca Ağaç A.Ş. ve İSPER gibi belediye iştiraklerinde görevli personeller ile bazı iş insanlarının da aralarında bulunduğu bu liste, davanın ‘örgüt’ iddiası kanadında savunmanın elini güçlendiren bir gelişme olarak yorumlanıyor. Serbest kalan isimlerin bürokrasideki karşılıkları, bu tahliyelerin belediye koridorlarında derin bir nefes aldırdığı gerçeğini de beraberinde getiriyor.
Savunmada ‘Bahane’ Çıkışı ve Mahkeme Başkanı ile Tartışma
Duruşma salonundaki tansiyon, tutuklu avukat Mehmet Pehlivan’ın savunmasıyla zirve yaptı. Pehlivan’ın ‘Bizim durumumuz tutukluluk değil, kapatılmadır’ çıkışı salonda buz gibi bir hava estirdi. Savunmasında dosyadaki delillerin hukukiliğini sorgulayan Pehlivan, ‘Bir şeyi gizlemek için uydurulan sebep bahanedir’ diyerek dosyaya sert eleştiriler yöneltti. Mahkeme Başkanı’nın bu sözleri ‘heyete yönelik olumsuz algı oluşturmak’ olarak değerlendirmesi üzerine salondaki tüm avukatlar tek bir ağızdan Pehlivan’a destek verince Silivri’de nadir görülen sahnelerden biri yaşandı. Avukatların ‘Hepimiz Mehmet Pehlivan’ın avukatıyız’ tepkisi, davanın bundan sonra çok daha sert hukuk tartışmalarına gebe olduğunun sinyalini verdi.
Etkin Pişmanlık ve ‘Film Çekme’ İddiası
Davanın en ilginç anlarından biri ise etkin pişmanlıktan yararlanan Adem Soytekin’in ifadeleriydi. Soytekin, cezaevi araçlarında diğer sanıklar tarafından taciz edildiğini iddia ederken, Murat Kapki’nin kendisine ‘Biz bu yargılamanın filmini çekeceğiz, sen de rolünü oynar mısın?’ dediğini öne sürdü. Bu iddia, davanın sadece hukuki bir süreç değil, aynı zamanda taraflar arasında psikolojik bir savaşın da yaşandığını gözler önüne seriyor. Gece saat 22.00’ye kadar süren mesai, adaletin hızlanması mı yoksa bir yorgunluk stratejisi mi tartışılırken, mahkeme bir sonraki duruşma tarihini 27 Nisan Pazartesi olarak belirledi. Ankara’da bu davanın her satır arası titizlikle okunmaya devam edecek.






