İstanbul’a Kilit Vuran İddianame: Akıl Almaz Yıllar!
8 Nisan 2026 Çarşamba günü takvimler işlerken, İstanbul’un üzerindeki kara bulutlar dağılmak bir yana, daha da koyulaşıyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması, tam 3 bin 809 sayfalık, dudak uçuklatan bir iddianameyle noktayı koydu. Bu bir hukuk mücadelesi mi, yoksa koca bir şehrin kaderiyle oynama sanatı mı? İddianamede ‘örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu hakkında istenen ceza dudak uçuklatıyor: 828 yıl 2 aydan tam 2 bin 352 yıla kadar hapis! Bu rakamlar sadece rakam olmaktan çıkıp, İstanbul’un geleceğine vurulmuş prangalar gibi duruyor.
Çatırdayan Güven: İddiaların Gölgesinde Bir Kent
Rüşvet mi dediniz? Suç örgütü mü? Vergi mi aklanıyor? İstanbul’un her köşesine değen, her nefeste hissedilen bu şehirde, iddiaların ciddiyeti midemizi bulandırıyor. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma… Liste uzayıp gidiyor. Kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması, haberleşmenin engellenmesi, kamu malına zarar verme gibi daha nice itham, sadece bir kişinin değil, bu şehrin tüm yönetim anlayışının sorgulanmasına neden oluyor. Vatandaşın vergisi, emeği, umudu bu çarkın neresinde? Hangi proje, hangi hizmet bu kaosun içinden sağ salim çıkacak?
Mahkeme Salonlarında Geçen Haftalar: Tükenen Sabırlar
Davanın beşinci haftasına girilmiş durumda ve ilk duruşmadan bu yana 20 kişinin savunması alındı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Silivri’deki Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’nin mahkeme binasında görülen bu ‘düğüm’de, celseler saat 22.00’ye kadar uzayabiliyor. Adaletin kantarında ne tartılıyor, bir şehrin geleceği mi, yoksa birilerinin siyasi hesapları mı? Her geçen gün, her alınan ifade, bu devasa şehrin üzerindeki belirsizlik perdesini daha da kalınlaştırıyor.
Tahliyeler ve Yeni Sanıklar: Karmaşa Büyüyor
Geçtiğimiz celsede, İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu’nun da aralarında bulunduğu 18 ismin tahliye kararı çıktı. Bu tahliyeler, sürecin karmaşıklığını ve çok yönlülüğünü gözler önüne seriyor. Ancak işler bununla da bitmiyor. Halen tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 7 sanık hakkındaki iddianame, İBB ‘Yolsuzluk’ davasıyla birleştirildi. Dosya büyüyor, sanık sayısı artıyor, şehrin kilitlenmişliği derinleşiyor. İstanbul, bu kadar belirsizliği, bu kadar ağır ithamı daha ne kadar taşıyacak? Kentin nefesi kesiliyor, sinir uçlarımızda bu davanın ağırlığı hissediliyor.






