Küresel Vizyondan Yerel Trajediye
Bursa’nın Gürsu ilçesi, bereketli meyve bahçeleriyle tanınan sakin bir tarım merkeziyken, geçtiğimiz günlerde sadece yerel değil, küresel ölçekte yankı uyandıran bir şiddet sarmalına ev sahipliği yaptı. Stanford ve Harvard gibi dünyanın en prestijli okullarında eğitim görmüş, Birleşmiş Milletler İklim Konferansı delegasyonunda ülkemizi temsil etmiş genç bir hukuk dehası olan Hatice Kocaefe, bir cehalet kurşunuyla aramızdan ayrıldı. Bu olay, sadece bir adli vaka değil, aynı zamanda yetişmiş beyinlerimizin ne kadar savunmasız kaldığının acı bir tablosudur.
5 Milyon TL’lik Alacak Verecek Meselesi
Olayın arka planında, tarım ticaretinin karmaşık ve kimi zaman karanlık yüzü yatıyor. İddiaya göre Hakkı Çetin isimli şahıs, Elif Çalışkan’ın soğuk hava deposundan tam 5 milyon TL değerinde ihracatlık armut kasası satın aldı. Ancak ödeme günü geldiğinde vadeler tutulmadı, sözler yerine getirilmedi. İstanbul Barosu’na kayıtlı başarılı avukat Hatice Kocaefe, ablasının hakkını savunmak için hukuki süreci başlattığında, aslında kendi hayatını hedef alacak bir husumetin fitilini ateşlediğini muhtemelen tahmin edemezdi. İcra takibi başlatılmasıyla birlikte zanlı Çetin, tehditlerini savurmaya başladı.
Pusu mu Yoksa Tesadüf mü? Kamera Kayıtları Konuşuyor
Zanlı Hakkı Çetin’in emniyetteki ifadesinde sunduğu “Tesadüfen gördüm, öldürmek istemedim” şeklindeki savunması, soğukkanlılıkla işlenmiş bir planı gizlemeye yetmedi. Soruşturma dosyasına giren güvenlik kamerası görüntüleri, zanlının saldırıdan önce köy meydanında aracıyla defalarca tur attığını, adeta avını bekleyen bir yırtıcı gibi pusu kurduğunu kanıtladı. Babaları ve erkek kardeşleriyle birlikte soğuk hava deposuna yürüyen iki kız kardeşe kurşun yağdıran saldırgan, sadece mermileri değil, aynı zamanda bir ailenin geleceğini de oraya savurdu. Hatice Kocaefe göğsüne isabet eden tek kurşunla hayatını kaybederken, ablası Elif Çalışkan dizinden yaralandı.
Bir İklim Savunucusunun Sessizliğe Gömülmesi
Hatice Kocaefe, sadece bir avukat değildi. O, gezegenimizin karşı karşıya olduğu en büyük felaketlerden biri olan iklim krizine karşı çözüm arayan, uluslararası platformlarda söz sahibi bir vizyonerdi. Stanford Law School’da yüksek lisans yapıp Harvard’da akademik çalışmalar yürüten Kocaefe, iklim adaleti üzerine yürüttüğü çalışmalarla geleceğin liderlerinden biri olmaya adaydı. Birleşmiş Milletler koridorlarından Bursa’nın bir köy yoluna uzanan bu hayat hikayesinin silahlı bir saldırıyla son bulması, toplumsal şiddetin ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösterdi. Nilüfer’de bir rezidansta yakalanan 5 suç kayıtlı zanlı ve ona yardım eden 4 kişi tutuklanırken, geride bilimin ve hukukun susturulduğu karanlık bir boşluk kaldı.






