İstanbul’un kaotik kalabalığında, sıradan bir sağlık kontrolünün nasıl bir trajediye dönüştüğünü gösteren hadise, toplumsal güven ve sağlık sistemindeki ‘izlem’ süreçlerini yeniden tartışmaya açtı. 14 Şubat günü kızı Aysun Bakaç ile Sarıyer’de bir hastaneye giden 47 yaşındaki Tülay Bakaç, basit bir soğuk algınlığı muayenesinin ardından evine dönmeye çalışırken, hayatını kaybedeceği bir olaylar silsilesinin içinde buldu kendini. Metroda yaşanan o kısa süreli ayrılık, Nurtepe istasyonunda inmek zorunda kalan acılı anne için geri dönüşü olmayan bir yolun başlangıcı oldu.
Kaza Değil, Bir Trajediler Silsilesi
Nurtepe istasyonundan evine doğru yürüyen Tülay Bakaç’a, Yasin A. yönetimindeki bir motosikletin çarpmasıyla başlayan süreç, sadece bir trafik kazası olarak kalmadı. Kaza sonrası olay yerine gelen ekiplerce, kızıyla az önce ayrıldığı hastaneye tekrar kaldırılan talihsiz kadın, burada yalnızca iki saat müşahede altında tutuldu. Tıp dünyasında özellikle travma sonrası iç kanama ve kafa travması risklerine karşı uygulanan kritik 24 saatlik ‘gözlem’ süresinin, ‘kırık yok’ denilerek iki saate indirilmesi, uzmanlar tarafından en büyük risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Şeker ve diyabet hastası olduğu bilinen Bakaç’ın, bu tür kronik rahatsızlıkları da göz önüne alındığında, taburcu edilme hızının tıbbi bir ihmal içerip içermediği ise savcılığın başlatmış olduğu soruşturmanın odak noktasını oluşturuyor.
Adalet ve İhmal Kıskacında Bir Aile
Ertesi sabah saat 10.00 sularında annesini salonda hareketsiz bulan Aysun Bakaç’ın feryadı, sadece bir evlat acısını değil, aynı zamanda sisteme duyulan güvenin sarsılışını da temsil ediyor. Kazaya sebebiyet veren sürücü Yasin A.’nın adli kontrol şartıyla serbest bırakılması, ailenin acısını katlarken; baba Yener Bakaç’ın ‘Eşim merdivenleri emekleyerek çıktı, doktor bize uyutmayın deseydi uyutmazdık’ sözleri, hasta yakınlarının bilgilendirilmesi konusundaki eksikliği çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Hukukçular ve tıp etiği uzmanları, bu tür vakalarda ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçunun sadece sürücüyü değil, taburcu kararını veren sağlık personelini de kapsayabileceğine dikkat çekiyor.
Merhume Tülay Bakaç, ailesinin ve sevenlerinin gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlanırken, kesin ölüm nedeni yapılacak otopsinin ardından netlik kazanacak. Geride gözü yaşlı bir eş ve annesinin cansız bedenini bulan bir evlat bırakan bu vaka, bir kez daha ‘ihmalin telafisi olmadığını’ acı bir şekilde hatırlattı. Başta kederli Bakaç ailesi olmak üzere tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz. Adaletin tecelli edeceği ve sorumluların hesap vereceği bir sürecin takipçisiyiz.






