Türkiye’de İlk Kez Kapalı Yöntemle Müdahale Edildi
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Türkiye’de tıp tarihine geçecek cerrahi bir operasyona ev sahipliği yaptı. Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan kontrollerde bebeğinde beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali (nöral tüp defekti) tespit edilen Sebiha Çakmak, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği’ne yönlendirildi. Yapılan detaylı muayenelerin ardından henüz 26 haftalık olan bebeğe anne karnında müdahale edilmesi kararlaştırıldı.
Dev Tıp Kadrosu Görev Başındaydı
Prof. Dr. Özgür Deren liderliğindeki, Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Prof. Dr. İlkay Işıkay, Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve Doç. Dr. Derman Başaran gibi alanında uzman yaklaşık 30 kişilik tıp ekibi, uluslararası alanda tanınan Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın da katkılarıyla 14 Temmuz’da operasyon gerçekleştirdi. Tam 6,5 saat süren operasyonla, anne karnındaki 26 haftalık bebeğin omurgasındaki açıklık, fetoskopik yani kapalı cerrahi yöntemiyle başarılı bir şekilde kapatıldı. Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen kapalı fetal cerrahi operasyonu olarak kayıtlara geçen bu işlemde, rahim içine milimetrik kameralar ve cerrahi aletlerle girildi.
Hem Açık Hem Kapalı Cerrahi Sunan Tek Merkez
Hacettepe Üniversitesi, bu ameliyattan sadece bir gün önce, 13 Temmuz’da nöral tüp defekti bulunan başka bir bebeğe de dünyada ve ülkemizde sayılı merkezde uygulanabilen açık cerrahi yöntemi uyguladı. Üst üste 24 saat içinde gerçekleştirilen bu iki operasyon sayesinde Hacettepe Üniversitesi, anne karnındaki bebeklerde görülen nöral tüp defekti tedavisinde hem açık hem de kapalı cerrahi seçeneklerini bir arada sunabilen Türkiye’deki ilk tıp merkezi unvanını kazandı.
‘Bebeğimize Umut Adını Vereceğiz’
Hayatının en büyük mutluluklarından birini yaşayan anne Sebiha Çakmak, yedinci çocuğuna hamile olduğunu ve önceki gebeliklerinde böyle bir sorunla karşılaşmadığını belirtti. Kendisine hamileliğin sonlandırılması yönünde tavsiyeler verildiğini ancak bunu reddettiğini söyleyen Çakmak, ‘Çocuğumun hareketlerini hissetmek benim için mucize gibi. Çok korkmuştuk ama hekimlerimiz sayesinde bu korkuyu aştık. Bebeğimiz erkek olacak ve bize umut olduğu için adını Umut koyacağız’ dedi.
Uzmanlar Operasyonun Avantajlarını Açıkladı
Ameliyatı gerçekleştiren ekipten Prof. Dr. Özgür Deren, 30 kişilik koordineli bir kadroyla bu başarıya ulaştıklarını, kapalı cerrahinin çok daha küçük kesilerle yapılması nedeniyle büyük avantaj sağladığını ifade etti. Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu ise, kapalı yöntemin anne adaylarına sonraki gebeliklerde normal doğum imkanı tanıdığını ve doğacak bebeklerin gelecekte bağımsız yürüme şansını önemli ölçüde artırdığını vurguladı.
Beyin cerrahisi boyutunu yöneten Prof. Dr. İlkay Işıkay, bu anomalinin erken teşhis edilip anne karnında tamir edilmesinin beyinde su toplanması (hidrosefali) gibi ağır komplikasyonları büyük oranda azalttığını dile getirdi. Operasyonun en hassas süreçlerinden birini üstlenen Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ise ameliyat sırasında sadece anneye değil, aynı zamanda acı hissettiği bilimsel olarak kanıtlanmış olan anne karnındaki bebeğe de özel yöntemlerle anestezi uyguladıklarını belirterek, aynı anda iki cana anestezi vermenin yüksek hassasiyet gerektirdiğini kaydetti.
Kaynak: Hürriyet






