FETÖ’nün elebaşı Fethullah Gülen’in ölümünün ardından örgüt içinde liderlik mücadelesi ve çözülme hız kazandı. Hain darbe girişiminin 10. yılında terör örgütü, tarihinin en büyük iç krizini yaşıyor.
Güç Mücadelesi ve Tasfiye Suçlamaları
Gülen’in ölümüyle birlikte yönetim kademesinde gizlenen çatlaklar gün yüzüne çıktı. Örgütün finansal kaynaklarını ve idari yapısını ele geçirmek isteyen ‘Mollalar’ grubu ile Avrupa ve ABD kanatları arasında sert bir güç savaşı başladı. Elebaşının kara kutusu Cevdet Türkyolu ve para trafiğini yöneten Mustafa Özcan gibi üst düzey isimlerin paylaşım kavgası, tabanda güven krizine ve tasfiye suçlamalarına yol açtı. Avrupa yapılanmasının merkezindeki Abdullah Aymaz ise Avrupa’daki finansal ve operasyonel gücü tekeline almak için harekete geçti.
Yolsuzluk İddiaları ve İç İfşalar
Milyonlarca dolarlık taşınmazlar ve uluslararası eğitim ağının yönetimi, örgütü bölgesel kliklere böldü. Tabanın sadakat bağları koparken, mali yardımların kesilmesiyle okullar ve vakıflar üzerinde mülkiyet kavgaları başladı. Örgüt içi yolsuzluk ve para kaçırma iddiaları, sosyal medyada karşılıklı ifşalara dönüştü. Yöneticiler, birbirlerini ‘yolsuzluk’, ‘zimmet’ ve ‘yabancı gizli servislerle işbirliği’ yapmakla suçladı. Eski mensuplar tarafından yayımlanan belgeler, kaset şantajları ve usulsüzlükler, örgütün karanlık geçmişini ifşa ederken güven bağlarının tamamen koptuğunu ortaya koydu.
Darbe girişiminin üzerinden geçen 10 yılda umudunu kaybeden tabandaki çözülme, karşılıklı ifşalar ve üst yönetimin lüks yaşamı, örgütü çöküşe sürükledi.
Kaynak: Hürriyet






