Terör Örgütünde Liderlik ve Finans Krizi
İzmir merkezli terör örgütü FETÖ’nün elebaşı Fetullah Gülen’in ölümü, örgüt içinde liderlik ve finansal kaynakların kontrolü için büyük bir çatışmayı tetikledi. 15 Temmuz darbe girişimi başta olmak üzere birçok kumpası yöneten Gülen’in hayatını kaybetmesi, örgütün tarihindeki en ciddi iç karışıklığa yol açtı.
1960’lı yıllardan itibaren devletin anayasal düzenini hedef alan FETÖ, dini istismar ederek ‘ışık evleri’, okullar ve dershaneler üzerinden ‘altın nesil’ adı altında gençleri devşirdi. Bu kişiler askeri okullara ve kritik bürokratik kadrolara yerleştirilirken, örgüt soru hırsızlıkları ve kumpaslarla devlet içinde paralel yapılanma kurdu.
Gülen, hakkındaki soruşturmaların ardından 21 Mart 1999’da ABD’ye kaçarak Pensilvanya’daki çiftliğinden Ergenekon, Balyoz, 17/25 Aralık operasyonları ve 252 vatandaşın şehit olduğu 15 Temmuz darbe girişimini yönetti. Dijital deliller ve sivil imamların Akıncı Üssü’ndeki faaliyetleri, darbe planının Pensilvanya’da hazırlandığını ortaya koydu. Türkiye’nin 7 iade talepnamesine rağmen iade edilmeyen Gülen, saklandığı çiftlikten nakledildiği hastanede öldü.
FETÖ Tepe Yönetimi ve Taban Arasında Ayrışma
Hain darbe girişiminin 10. yılında merkezi otoritesini kaybeden örgüt, büyük bir iç karışıklık ve çözülme süreci yaşıyor. Gülen’in ölümüyle üst yönetimdeki liderlik savaşı ve çatlaklar gün yüzüne çıktı. Örgütün finansal kaynaklarını ve idari yapısını kontrol etmek isteyen ‘Mollalar’ grubu ile Avrupa ve ABD kanatları arasında sert bir güç mücadelesi yaşanıyor.
Elebaşının kara kutusu Cevdet Türkyolu ve örgütün para trafiğini yönlendiren Mustafa Özcan gibi üst düzey isimlerin güç paylaşımı kavgası, tabanda güven krizine ve karşılıklı tasfiye suçlamalarına yol açtı. Öte yandan Avrupa yapılanmasının merkezindeki Abdullah Aymaz, Avrupa’daki finansal ve operasyonel gücü kendi elinde toplamak için faaliyet yürütüyor.
Sosyal Medyada Örgüt İçi Yolsuzluk İfşaları
Milyonlarca dolarlık taşınmaz mülkler ve uluslararası eğitim ağının yönetim paylaşımı, örgütü bölgesel yapılara böldü. Taban mensuplarının sadakat bağlarının kopması ve mali yardımların kesilmesiyle uluslararası okullar ve vakıflar üzerinde mülkiyet kavgaları başladı. FETÖ merkezi otoritesini kaybederek farklı kliklerin güdümünde küçük ve radikal hücrelere bölünmeye başladı.
Elebaşının ölümüyle alt kadrolarda çözülme hızlanırken, örgüt içi yolsuzluk ve para kaçırma iddiaları sosyal mecralarda karşılıklı ifşalara dönüştü. Örgüt yöneticileri, milyarlarca dolarlık vakıf mallarını ve gayrimenkulleri kendi üzerlerine geçirebilmek için birbirlerini ‘yolsuzluk’, ‘parayı zimmetine geçirme’ ve ‘yabancı gizli servislerle işbirliği yapmakla’ suçladı. Sosyal medya yazışmaları, örgütün iç çözülmesini ve parçalanma sürecini açıkça ortaya koydu.
Örgütün sosyal medya yapılanmalarında geçmişte gizlenen mahrem operasyonların belgeleri, kaset şantajları ve örgüt içi usulsüzlükler eski mensuplar tarafından yayımlanmaya başlandı. Bu ifşalar, yapılanmanın karanlık geçmişini ortaya çıkarırken, içerideki güven bağlarının ve sadakatin tamamen koptuğunu gösteriyor. Darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçmesiyle umudunu kaybeden tabandaki çözülme, bu karşılıklı ifşalar ve tepe kadronun lüks içindeki yaşamı, örgütün çöküşünü hızlandırdı.
Kaynak: Aa






