İstanbul’da kamuoyunun yakından takip ettiği “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davasında yargılama süreci tüm hızıyla devam ediyor. Aralarında görevdeki belediye başkanlarının da bulunduğu çok sayıda sanığın yargılandığı davanın bugünkü duruşması, fiziksel yetersizlikler nedeniyle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki yeni salonuna taşındı. Sanık sayısının fazlalığı ve davanın kapsamı, yargılamanın bu özel alanda yapılmasını zorunlu kıldı.
Dava dosyasındaki iddialar oldukça çarpıcı bir tablo çiziyor. Örgüt lideri olduğu öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın, belediye başkanları ve üst düzey bürokratlarla kurduğu iddia edilen rüşvet ağı üzerinden kamu ihalelerini yönlendirdiği belirtiliyor. Bu kapsamda Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da dahil olduğu 7 tutuklu sanığın savunmaları, davanın gidişatı açısından büyük önem taşıyor.
Belediye Başkanlarının Yargılandığı Davada Kritik Aşama
27 Ocak 2026 tarihinde başlayan yargılama sürecinde bugüne kadar pek çok önemli gelişme yaşandı. Davanın önceki celselerinde aralarında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın da bulunduğu 26 kişi hakkında tahliye kararı verilmişti. Ancak rüşvet ve ihale yolsuzluğu suçlamalarıyla tutuklu bulunan diğer isimler için yargılama süreci titizlikle sürdürülüyor. Bugün gerçekleştirilen oturumda, sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı yapacakları savunmaların tamamlanması hedefleniyor.
Mahkeme heyeti, 200 tutuksuz sanığın da dahil olduğu bu devasa dosyada adaletin tesisi için yoğun bir mesai harcıyor. Dosyada adı geçen İSFALT ve Esenyurt Belediyesi gibi kurumların eski ve yeni yöneticileri de verdikleri ifadelerle ihalelerdeki işleyişi anlatıyor. Kamunun zarara uğratılıp uğratılmadığına dair bilirkişi raporları ve sanık savunmaları doğrultusunda verilecek karar, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının geleceği açısından da emsal niteliği taşıyacak.
Savcılık makamının hazırladığı mütalaada, ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarının örgütlü bir yapı içerisinde işlendiği vurgulanıyor. Sanık avukatları ise iddiaların somut delillere dayanmadığını belirterek müvekkillerinin tahliyesini ve beraatini talep ediyor. Yerel yönetimlerin şeffaflığı tartışmalarını yeniden alevlendiren bu dava, siyaset kulislerinde de en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Vatandaşlar, kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili bu davanın sonucunu merakla bekliyor.
Kaynak: Hürriyet






