MENÜ
03 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 45,9666 ▲ %0,03
EURO 53,5367 ▲ %0,00
ALTIN 6.627,60 ▼ %0,06

Demokrasiye Büyük Suikast! Ömer Çelik’ten Sert Mesaj

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan 27 Mayıs askeri darbesinin yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden zehir zemberek bir açıklama yayımladı. Çelik, Türk demokrasisine vurulan bu ilk büyük darbeyi sert sözlerle lanetlerken, idam edilen tarihi şahsiyetleri andı.

Darbeye Dönük En Sert Tepki Geldi

Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, milli iradeye yönelik müdahalelerin asla kabul edilemeyeceğini vurgulayan Ömer Çelik, “Demokrasimize dönük en büyük suikastlardan biri olan 27 Mayıs darbesinin yıl dönümünde merhum Başbakan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyoruz. Millet iradesine kastedenleri lanetliyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, kısa sürede sosyal medyada ve siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı.

Menderes ve Arkadaşlarının İdam Süreci

27 Mayıs 1960 askeri müdahalesi, Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Demokrat Parti iktidarının askeri bir müdahaleyle devrilmesinin ardından kurulan Yassıada mahkemelerinde hukuk dışı yargılamalar gerçekleştirildi. Bu sürecin sonunda Başbakan Adnan Menderes ile yol arkadaşları Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, İmralı Adası’nda idam edildi. Türkiye’nin kalkınma hamlelerine öncülük eden bu isimlerin maruz kaldığı muamele, Anadolu insanının hafızasında derin ve silinmez yaralar bıraktı.

Milli İradenin Önemi ve Toplumsal Hafıza

Özellikle tarımsal üretimi ve yerel dinamikleriyle bilinen Konya ve Ereğli gibi bölgelerde, halk iradesine yapılan bu tür müdahaleler her dönem büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Çiftçinin, esnafın ve yerel üreticinin sesinin Ankara’da yankılanmasını sağlayan çok partili sistemin kesintiye uğraması, taşranın ekonomik ve sosyal gelişimini de yıllarca sekteye uğratmıştır. Bugün de siyasilerin yaptığı bu açıklamalar, sadece geçmişin bir anılması değil, aynı zamanda gelecekte milli iradeye sahip çıkma kararlılığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesi, her türlü vesayet odağına karşı en güçlü kalkan olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir