MENÜ
17 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 46,3257 ▲ %0,06
EURO 53,9897 ▲ %0,31
ALTIN 6.449,55 ▲ %0,04

Buğra Gökçe’den Mahkemede Şok Savunma: Silah Çektiler

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökçe, aylardır süren tutukluluk sürecinin ardından mahkeme karşısına çıkarak çarpıcı açıklamalarda bulundu. İstanbul’daki kıyı şeritlerinin kamusallaştırılması ve halkın kullanımına açılması sürecinde yaşadıkları zorlukları anlatan Gökçe, görev süresi boyunca karşılaştıkları tehditleri ilk kez bu kadar net ifadelerle kamuoyuyla paylaştı. Şehrin sahillerinin geçmişte ticari işletmeler tarafından kuşatıldığını belirten Gökçe, halkın en temel hakkı olan denizle buluşma özgürlüğünü geri kazanmak adına büyük bir dirençle karşılaştıklarını vurguladı.

Gökçe, mahkeme salonunda yaptığı savunmada, İstanbul genelinde yürütülen sahil düzenleme çalışmalarında doğrudan hedef alındıklarını belirtti. Görevlerini yaparken can güvenliklerinin tehlikeye atıldığını ifade eden İPA Başkanı, “Bizlere kamusal mekanları işgal edenler silah çekti, ancak bu ekip bir adım bile geri çekilmedi” dedi. Bu iddia, İstanbul’daki rant kavgasının hangi boyutlara ulaştığını ve kamu görevlilerinin ne tür baskılar altında çalıştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Gökçe, kamunun malını halka iade etme sürecinde ekiplerinin her türlü provokasyona rağmen geri adım atmadığını ekledi.

Rüşvet İddiasından İhaleye Fesat Suçlamasına

Savunmasının en kritik ve tartışmalı noktasını ise kendisine yöneltilen suçlamalardaki radikal değişim oluşturdu. Soruşturmanın başlangıç aşamasında rüşvet iddiasıyla tutuklandığını hatırlatan Buğra Gökçe, sekiz aylık tutukluluk sürecinin ardından hazırlanan iddianamede büyük bir hukuk garabetiyle karşılaştığını savundu. Dosyada rüşvet suçuna dair herhangi bir kanıt, belge veya somut iddia bulunamadığını belirten Gökçe, suçlamanın bir anda “ihaleye fesat karıştırma” şeklinde değiştirildiğini ifade etti.

Gökçe, mahkemedeki beyanında şu ifadeleri kullandı: “Sekiz ay boyunca rüşvet suçlamasıyla tutuklu kaldım. İddianame ortaya çıkınca bir de baktım ki rüşvet suçu tamamen buharlaşmış. Kanıt ve iddia bulunamayınca bu sefer dosyaya ihaleye fesat suçunu koydular.” Suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve süreç içerisinde iddiaların şekil değiştirmesinin tutukluluk halinin haksızlığını kanıtladığını öne sürdü. İstanbul’un planlama süreçlerinde tamamen şeffaf ve kamu yararı odaklı davrandıklarını ifade eden Gökçe, yargılama sürecinin sonunda tüm gerçeklerin ortaya çıkacağını ve adaletin yerini bulacağını kaydetti. Kamuoyunun yakından takip ettiği bu dava, hem yerel yönetimlerin işleyişi hem de kentsel rant odaklarıyla yapılan mücadele açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Hürriyet

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir