MENÜ
03 Haziran 2026 Çarşamba
DOLAR 45,9666 ▲ %0,03
EURO 53,5367 ▲ %0,00
ALTIN 6.627,60 ▼ %0,06

Boşandığı Kadını Katletti, Sonra Kendini Vurdu: Mahalle Şokta

İzmir sokakları bir kez daha kanlı bir vahşete sahne oldu. Muhittin Erenler Mahallesi’nde yaşanan dehşet, boşanmış bir kadının bitmek bilmeyen tehditlerin kurbanı olduğunu ve ardından katilinin de kendi hayatına son verdiğini gözler önüne serdi. Gece saatlerinde, Havva Çubukçu’nun evine gelen eski eşi, demir doğrama ustası Uğur Baycan ile arasında çıkan tartışma, sokağın ortasında korkunç bir cinayete dönüştü. Çığlıklar ve silah sesleri, mahalle sakinlerinin uykusunu bölmekle kalmadı, vicdanlarını da derinden sarstı.

Korku Dolu Geçmişin Gölgesi

Bu cinayetin kökleri, iki yıl önce biten bir evliliğe dayanıyor. Çiftin yollarını ayırmasına rağmen, Uğur Baycan’ın Havva Çubukçu’ya yönelik tacizleri ve tehditleri hiç dinmedi. İki çocuk annesi olan Çubukçu, eski eşinin sürekli hedefindeydi. Daha önce evini basıp darp ettiği bilinen Baycan’ın bu bitmek bilmeyen öfkesi, ne yazık ki önlenemedi. Kentin göbeğinde, bir kadının çaresizce yardım beklediği, ancak bu yardımın bir türlü ulaşamadığı bir dram yaşandı. Bu durum, toplumsal şiddetin ve kadın cinayetlerinin neden durdurulamadığına dair acı bir tokat gibi çarptı yüzümüze.

Tartışma kısa sürede alevlendi ve sokağa taştı. Baycan, yanında taşıdığı tabancayla Havva Çubukçu’ya acımasızca ateş etti. Kadın kanlar içinde yere yığılırken, olayın dehşetine tanık olan komşuların çığlıkları mahalleyi inletti. Silah sesleri ve bağrışmalar üzerine hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Olay yerine hızla sevk edilen sağlık ve polis ekipleri, maalesef Havva Çubukçu’nun hayatını kaybettiğini tespit etti. Geriye, parçalanmış bir hayat, iki yetim çocuk ve korku dolu bir mahalle kaldı.

Bir Başka Acı Son: Katilin İntiharı

Cinayetin ardından olay yerinden kaçan Uğur Baycan, Refik İnce Mahallesi’nde yakalanmaktan kurtulamadı. Ancak polisin takibi sonuç vermeden önce, Baycan da suç aleti tabancasıyla kendini vurarak intihar etti. Bu çift taraflı trajedi, savcının incelemesinin ardından Baycan ve Çubukçu’nun cansız bedenlerinin otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılmasıyla son buldu. Bir kadının hayatı gasp edilirken, katilinin de kendi cezasını kesmesi, olayın trajik boyutunu bir kat daha artırdı.

Bu Şehir Bu Yükü Nasıl Taşır?

İzmir, bir kez daha kadına yönelik şiddet gerçeğiyle yüzleşiyor. Bu sadece bir cinayet vakası değil, yıllardır süregelen bir tehdit sarmalının acı sonudur. Kamuoyu, aylardır kadınların maruz kaldığı şiddete karşı daha etkin önlemler alınması çağrısı yaparken, sistemdeki boşluklar ve ihmaller can almaya devam ediyor. Havva Çubukçu’nun yaşadıkları, binlerce kadının sessiz çığlığı. Tehdit edilen, darp edilen ve en nihayetinde hayattan koparılan her kadın, bu şehirdeki her birimizin vicdanında derin bir yara açıyor. Ne zamana kadar bu korkunç döngüye seyirci kalacağız? Bu kentin sorunları sadece trafik ve altyapıdan ibaret değil; insan canına kast eden bu toplumsal yozlaşma en büyük kent sorunudur ve artık tahammül sınırını aşmıştır!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir