MENÜ
20 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Beykoz Alevlere Teslim: 14 Hektar Kül Oldu!

İstanbul’un Ciğerlerinde Gece Mesaisi

İstanbul’un kuzey ormanları artık her mevsim birer barut fıçısına dönüşmüş durumda. Beykoz Kılıçlı Mahallesi’nden yükselen dumanlar, sadece bir arazi kaybını değil, kentin nefes borularından birinin daha tıkanışını temsil ediyor. ‘Henüz bilinmeyen bir neden’ klişesinin arkasına saklanan o meşhur kıvılcım, bu kez 14 hektarlık bir alanı yuttu. Yangın ilk çıktığında kontrol altına alındığı sanıldı ancak doğanın şakası yok; rüzgar devreye girdiğinde, o sönmüş gibi görünen közler devasa birer canavara dönüştü.

Rüzgarın İhaneti ve Yeniden Yükselen Alevler

Dün saat 15.45 sularında başlayan yangına müdahale aslında hızlıydı. Ekipler havadan ve karadan kuşatma başlattı, saat 18.30’da kontrol altına alındığı rapor edildi. Ancak sahada çalışan her profesyonel bilir ki, bir orman yangınında zafer ilan etmek için henüz erkendir. Rüzgarın etkisiyle gece saatlerinde alevler tekrar hortladı. Bu durum, sadece bir doğa olayı değil, aynı zamanda müdahale stratejilerinin ne kadar bıçak sırtında ilerlediğinin bir kanıtıdır. Gece saat 01.00’e kadar süren o amansız mücadelede 146 personel, 51 araç ve 3 helikopter adeta bir savaş verdi.

14 Hektarlık Kayıp: Geleceğimiz Yanıyor

Zararın bilançosu 14 hektar olarak açıklandı. Bu rakamı basit bir istatistik olarak görmeyin. Yanan alan sadece makilik değil, aynı zamanda bir ağaçlandırma sahasıydı. Yani insan eliyle yıllarca emek verilerek büyütülen, İstanbul’un geleceği olan genç fidanlar artık yok. Bir ağaçlandırma sahasının kül olması, onlarca yıllık emeğin, binlerce liralık yatırımın ve en önemlisi gelecekteki oksijen kaynağımızın yok edilmesidir. Makilik alanların yanması ise orman tabanındaki biyoçeşitliliğin ve ekosistemin çökmesi anlamına gelir.

Beykoz Belediyesi ve Kurumların Sınavı

Beykoz Belediyesi’nin iş makineleri ve su tankerleriyle verdiği destek kritikti ancak bu tür felaketler yerel yönetimlerin kapasitesini her geçen gün daha fazla zorluyor. Başkan Vekili Özlem Vural Güzel’in de belirttiği gibi, rüzgarın etkisi kontrolü imkansız hale getirebiliyor. AFAD, İtfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü’nün eşgüdümlü çalışması felaketin daha da büyümesini engelledi belki ama asıl soru şu: Bu yangınlar neden çıkıyor? Her seferinde rüzgarı suçlamak yerine, ormanlık alanlara giriş çıkışların ve bu bölgelerdeki insan faaliyetlerinin ne kadar denetlendiğini sorgulamanın vakti geldi de geçiyor.

Soğutma Çalışmaları ve Bitmeyen Nöbet

Şu an bölgede soğutma çalışmaları titizlikle sürüyor. Ancak o toprak artık sıcak; sadece fiziksel olarak değil, toplumsal bir yara olarak da sıcaklığını koruyor. 14 hektarlık bir boşluk, İstanbul’un haritasında simsiyah bir leke olarak kalacak. Bu olay, yaklaşan sıcak aylar öncesinde çok ciddi bir uyarı fişeği niteliğinde. Eğer ‘bilinmeyen nedenler’ aydınlatılmaz ve bu bölgelerdeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılmazsa, Beykoz gibi daha nice yeşil alanın küle dönüşmesini izlemek zorunda kalacağız. Doğa affetmiyor, ihmal ise asla kabul edilemez.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir