Kahramanmaraş ve İngiltere’de meydana gelen çocuk merkezli şiddet olaylarının ardından, çocukların işlediği suçlardan anne ve babaların yasal olarak sorumlu tutulması yönündeki tartışmalar yargı ve parlamento gündemine taşındı. Türkiye’de 14 Nisan’da Ayser Çalık Ortaokulu’na düzenlenen saldırı ve İngiltere’nin Southport kentinde Temmuz 2024’te yaşanan ölümcül bıçaklı saldırı, her iki ülkede de ebeveynlerin cezai sorumluluğunu yeniden hukuki bir tartışma odağı haline getirdi.
Kahramanmaraş’taki okul saldırısının faili 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin polis başmüfettişi babası Uğur Mersinli ile öğretmen annesi Pınar Peyman Mersinli, olayın hemen ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, iki ayrı psikoloğun çocuk psikiyatri polikliniğinde tedavi görmesi gerektiğini belirttiği İsa Aras Mersinli’yi, babasının atış poligonuna götürerek silah kullanmayı öğrettiği belirlendi. Baba Uğur Mersinli, evdeki ruhsatlı silahların kilitli kasada muhafaza edildiğini savunurken, anne Pınar Peyman Mersinli’nin ise uzman hekimlerin tedavi önerilerini göz ardı ederek oğlunu psikiyatri polikliniğine götürmediği saptandı.
İngiltere’de David Lammy Ebeveynlere Yönelik Yaptırımları Sertleştiriyor
Benzer bir yasal süreç İngiltere Adalet Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Southport kentinde Temmuz 2024’te 17 yaşındaki Axel Rudakubana, 26 çocuğun katıldığı bir dans sınıfına bıçaklı saldırı düzenleyerek altı, yedi ve dokuz yaşlarındaki üç çocuğun ölümüne yol açtı. Sekiz çocuk ile iki yetişkinin yaralandığı bu katliamın ardından, ebeveynlerin çocuklarının şiddet eğilimlerine karşı duyarsız kaldığı tespiti yapıldı. İngiltere Adalet Bakanı David Lammy, benzer trajedilerin önlenmesi amacıyla yasalardaki ebeveynlik yönergelerini genişletmek için yeni bir reform paketi hazırladı.
Hazırlanan yasal düzenleme doğrultusunda, çocuklarının rehabilitasyon veya eğitim süreçlerini takip etmeyen, asayişi bozan eylemleri engellemeyen ve ebeveyn rehberliği programlarına katılmayan anne-babalar daha ağır cezalarla karşı karşıya kalacak. Bakan Lammy’nin planı, mahkemelere bu yükümlülükleri yerine getirmeyen velileri hapse gönderme yetkisi vermeyi ve mevcut durumda azami bin euro olan idari para cezasını artırmayı öngörüyor.
İngiltere’de ilk kez 1998 yılında Tony Blair hükümeti tarafından yürürlüğe sokulan ebeveynlik yönergeleri, velileri çocuklarının antisosyal davranışlarından ve okul devamsızlıklarından yasal olarak sorumlu tutuyordu. Ancak The Telegraph gazetesinin aktardığı verilere göre, Birleşik Krallık mahkemeleri bu yönergeleri uygulamakta isteksiz davranıyor. 2009-2010 döneminde mahkemelerce verilen ebeveynlik kararı sayısı binin üzerindeyken, bu rakam 2022-2023 döneminde keskin bir düşüş göstererek 33’e geriledi.
İngiltere Adalet Bakanlığı verilerine göre, mükerrer suç işleyen kişilerin yüzde 80’i ilk yasa dışı eylemini çocukluk döneminde gerçekleştiriyor. Soruşturmalarda, Southport saldırganı Rudakubana’nın ebeveynlerinin, sosyal ve ruhsal destek hizmetlerini engelledikleri, çocuklarına sınır koyamadıkları ve çocuklarının tepkilerinden çekinerek pasif kaldıkları belirlendi.
Türkiye’de Ebeveynlerin Hukuki Sorumluluğu Hangi Sınırlarda?
Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocukları Araştırma Komisyonu bu konudaki mevzuat çalışmalarına hız verdi. Mevcut Türk ceza sistemindeki durumu değerlendiren Avukat Sedat Koca, velilerin çocukları üzerinde iki temel hukuki yükümlülüğü bulunduğuna dikkat çekti. Koca, bu yükümlülükleri koruma ve gözetim başlıkları altında sınıflandırdı.
Gözetim yükümlülüğünün sınırlarını çizen Avukat Sedat Koca, velilerin, çocuklarının dış dünyaya verebileceği zararları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olduğunu belirtti. Koca, psikolojik tedavi süreçlerinin aksatılmaması, suç aleti olabilecek kesici ve ateşli silahlardan çocuğun uzak tutulması gibi tedbirlerin bu sorumluluk kapsamında yer aldığını ifade etti. Velilerin, çocuklarının çevreye zarar verme riskini bilmelerine rağmen ihmalkar davranmaları durumunda Türk Ceza Kanunu hükümleri çerçevesinde doğrudan sorumlu tutulabileceğini vurguladı.
Hukukçu Koca, bu durumlarda TCK’nın 83, 88 ve 233. maddelerinin işletilebileceğini belirtti. Özellikle TCK’nın 83. maddesi uyarınca, yükümlülüklerin ihmal edilmesi sonucu meydana gelen ölüm vakalarında anne ve babaya 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilebileceğini aktardı. Kasten yaralama suçunun ihmal suretiyle işlenmesini düzenleyen TCK’nın 88. maddesi kapsamında ise sorumlulara 1,5 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü kaydetti. Ayrıca tehlikeli durumlardan haberdar olduğu halde bildirim yapmayan öğretmenlerin de yasal yaptırımla karşılaşabileceğini hatırlattı.
Avukat Sedat Koca, ebeveynlerin cezai sorumluluğuna ilişkin yeni düzenlemeler yapılırken ceza hukukunun en temel kaidelerinden biri olan suçun şahsiliği ilkesinin zedelenmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Koca, aileye yüklenecek objektif sorumluluğun ceza hukuku prensipleriyle çelişmemesi için hassas bir dengenin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Kaynak: Hürriyet






