MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9873 ▲ %0,02
EURO 53,5303 ▲ %0,27
ALTIN 6.599,81 ▲ %0,70

Ankara’da Kan Donduran Gece: Bir Aile Yok Oldu

O Ses Sessizliği Parçaladı: Bir Evden Yükselen Feryat

Ankara’nın huzurlu sokakları, gece yarısı yankılanan silah sesleriyle bir trajedinin merkez üssü haline geldi. Emekli uzman çavuş Remzi Büyükköprü’nün kendi evinde gerçekleştirdiği dehşet verici eylem, sadece bir aileyi yok etmekle kalmadı, toplumsal vicdanımızda kapanması zor derin bir yara daha açtı. Bir zamanlar vatanı korumak için namlusunu düşmana çeviren bir askerin, beylik tabancasını en yakınlarına; eşine ve evlatlarına doğrultması gerçeğiyle yüzleşmek, kelimelerin bittiği yerdir.

Tartışma Katliama Dönüştü

Olay, saat 22.30 sularında aile içerisinde başlayan ve henüz nedeni tam olarak belirlenemeyen bir tartışmayla patlak verdi. İddialara göre, öfkesine yenik düşen Remzi Büyükköprü, kontrolünü kaybederek silahına sarıldı. Eşi Deniz Büyükköprü ve kızı Irmak Nehir Büyükköprü, kurşunların hedefi oldukları anda olay yerinde son nefeslerini verdi. Evin diğer kızı, 21 yaşındaki S.B. ise kanlar içinde kendisini dışarı atarak o cehennemden kaçmayı başardı. Gözü dönen baba, katliamın ardından aynı silahla kendi yaşamına da son verdi.

Yaşam Savaşı ve Komşuların Tanıklığı

Vahşetten yaralı kurtulan S.B., apar topar Bilkent Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Genç kızın hayata tutunma mücadelesi sürerken, apartman sakinleri büyük bir şok içinde. Komşulardan Levent Çolak, ailenin 2016 yılından bu yana orada yaşadığını ve zaman zaman evden bağrışmalar yükseldiğini ifade etti. Yaralı kızın can havliyle sokağa kaçışı ve yardım arayışı, o karanlık gecenin en acı karesi olarak tanıkların zihnine kazındı.

Cenazeler Şehir Şehir Dağıldı

Adli Tıp Kurumu’ndaki otopsi işlemlerinin ardından aileden geriye kalanlar, yakınları tarafından teslim alındı. Ancak bu trajedi, defin yerlerinde bile aileyi birbirinden ayırdı. Katledilen anne Deniz ve küçük kızı Irmak Nehir’in cenazeleri Eskişehir’e uğurlanırken, cinayeti işleyen ve intihar eden baba Remzi Büyükköprü’nün cenazesi Kırıkkale’ye gönderildi. Bir yuvanın darmadağın oluşu, farklı şehirlere giden o cenaze araçlarının ardında bıraktığı sessizlikte gizliydi.

Görünmeyen Tehlike: Aile İçi Cinnet

Bu vahşet, toplumun her kesiminde yankı bulurken akıllara tek bir soru geliyor: Bir insan nasıl bu noktaya gelir? Emekli bir askerin, disiplin ve koruma içgüdüsüyle geçen yıllarının ardından böyle bir cinnet sarmalına girmesi, aile içi şiddetin ve psikolojik yıpranmaların ne kadar görmezden gelindiğini bir kez daha kanıtlıyor. Sessizce büyüyen çığlıklar, kapalı kapılar ardında biriken öfke ve sonunda patlayan o silahlar; sadece bir aileyi değil, insanlığa olan inancımızı da her geçen gün biraz daha eksiltiyor. Ankara’nın göbeğinde yaşanan bu facia, bireysel silahlanmanın ve aile içi psikolojik desteğin önemini bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir