MENÜ
05 Haziran 2026 Cuma
DOLAR 46,0898 ▲ %0,12
EURO 53,7037 ▲ %0,21
ALTIN 6.616,59 ▼ %0,10

Ankara’da İhmal Zinciri: 2 İşçi 1 Mayıs’ta Can Verdi

Bayram Mesaisi Yas Evine Döndü

Ankara’nın göbeğinde, Çankaya’nın engebeli sokaklarında bugün bayram kutlaması değil, feryatlar yükseldi. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde, herkes tatilin veya kutlamaların hesabını yaparken, ekmek davası için kanalizasyon hattında ter döken ASKİ işçileri Kadir Ortataş ve Bayram Demirhan, bir ihmal zincirinin kurbanı oldu. Bademlidere Mahallesi’nde yaşanan bu facia, aslında ülkemizdeki ‘bir şey olmaz’ zihniyetinin ne kadar ağır bir ekonomik ve insani faturası olduğunu bir kez daha yüzümüze çarptı.

Göz Göre Göre Gelen Katliam Gibi Kaza

Olayın detaylarına baktığımızda, bunun basit bir trafik kazası olmadığını net bir şekilde görüyoruz. Su dağıtımı yapan bir firmaya ait kamyonet, Şemsettin Günaltay Caddesi’nin o meşhur yokuşunu tırmanmaya çalışırken geriye kaymaya başlıyor. Ancak işin asıl korkunç boyutu görgü tanıklarının ifadelerinde gizli. Çalışma alanındaki işçilerin, kamyonet sürücüsünü defalarca uyardığı, hatta aracın kaymaması için arkasına taşlar koyarak önlem almaya çalıştığı iddia ediliyor. Bu uyarıları dikkate almayan veya ‘çıkarım’ diyerek risk alan sürücü, o taşları yerinden oynatıp hamle yapınca facia kaçınılmaz oldu. Tonlarca ağırlıktaki araç, kontrolden çıkarak önce iki emekçiyi ezdi, ardından ASKİ’ye ait araçlara ve park halindeki otomobillere çarparak durabildi.

İhmalin Görünmeyen Ekonomik Faturası

Biz her kazadan sonra sadece ölenlerin sayısına odaklanıyoruz ama bu işin arkasında devasa bir sosyal ve ekonomik yıkım var. Hayatını kaybeden iki işçi, aslında birer tecrübe, birer aile direği ve ülkenin üretim gücünün bir parçasıydı. İki ailenin dağılması, yetim kalan çocuklar ve bu travmanın toplumda yarattığı güvensizlik hissinin maddi bir karşılığı yok. Bir kamyonetin fren bakımı veya sürücünün birkaç dakika sabretmesi yerine seçilen ‘hız’ ve ‘ihmal’, bugün Ankara Adli Tıp Kurumu önünde dökülen gözyaşlarına dönüştü. İş sağlığı ve güvenliği bütçesinden tasarruf ettiğini sanan işletmeler, aslında toplumun geleceğinden çalıyor.

Sorumsuzluk Soruşturma Masasında

Kaza sonrası su kamyonetinin sürücüsü yaralı olarak hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Ancak soru şu: Bu kamyonet o yokuşu çıkabilecek teknik yeterliliğe sahip miydi? Sürücüye gerekli İSG eğitimleri verilmiş miydi? 1 Mayıs gibi özel bir günde, sahada çalışan personelin can güvenliği neden bu kadar kolay hiçe sayılabildi? ASKİ personelinin ‘Kamyon sanki geri vitese takmış uçup geliyor’ sözleri, aslında denetimsizliğin ve vurdumduymazlığın özeti niteliğinde. Bu olay, sadece bir adli vaka değil, Türkiye’nin iş kazaları karnesindeki o kara lekenin en taze örneğidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir